Pigment nedir, Pigment ne demek

Pigment; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bitki ve hayvanlarda renk maddesi.

Kimya'daki anlamı:

1.Eklendiği maddeye rengini verme özelliği olan, suda veya organik çözücülerde çözünmeyen doğal ya da yapay madde. 2.Genellikle kuru tuz halinde olan diğer madde ve karışıma renk veren bir sıvı (boya) içerisinde dağıtılmış veya bir katı (örnek, polimer) ile karıştırılmış renkli tanecikler veren madde. En çok bilinen inorganik boyar maddeler; titanyumdioksit (beyaz), demir oksitler (kırmızı, kahverengi), kromatlar (sarı, kırmızı), siyanoferratlar (mavi) ve karbon (siyah). Çözünmeyen boyarlar da pigment olarak kullanılır.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: boya maddesi]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Renk maddesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Renk veya boya maddesi.

Dokularda erimiş, granüller veya kristaller hâlinde değişik kimyasal yapıdaki normal veya normal dışı, iç veya dış kaynaklı renkli ve renk verici maddeler.

Zooloji alanındaki anlamı:

[Bakınız: renk maddesi]

İngilizce'de Pigment ne demek? Pigment ingilizcesi nedir?:

pigment, pigments

Pigment hakkında bilgiler

Pigment, tüm nesnelerin renklerini oluşturan moleküllerdir. Pigment moleküllerinin harekete geçmesi için belirli bir enerji gereklidir. Renklerin oluşmasındaki diğer tüm aşamalarda olduğu gibi, pigmentlerle ışık arasında da ilişki vardır. Zira dünyaya ulaşan güneş ışığı, canlılarda renk molekülü olarak bilinen söz konusu pigment molekülleri için önemli rol oynar.

 

Gözün retinasında bulunan koni hücrelerinin üç ana rengi (kırmızı, sarı ve mavi) algılamasının nedeni de içlerinde bulunan özel pigment molekülleridir.

Pigmentlerin renkler için gerçekleştirdikleri en hayati işlem, kendilerine gelen ışığın renk enerjisini elektrik sinyaline çevirmeleridir. Yani insan gözünde renk diye tanımlanan her şey aslında gözde bulunan pigmentlerin kendilerine gelen ışığın dalga boyunu elektrik sinyali olarak beyne iletmeleridir.

Görünür ışığın sahip olduğu enerji düzeyi, canlıların derilerinde, derilerini kaplayan pullarında, tüylerinde veya kürklerinde bulunan pigment moleküllerini harekete geçirmek için gereken enerji düzeyine eşittir. Görünür ışığın aralığı içinde olan ve belirli renklere karşılık gelen dalga boyları bu pigmentleri harekete geçirerek canlıların renklerini oluşturur.

Pigment kısaca anlamı, tanımı:

Boyar : Boyar madde. Tuna bölgesinde, Transilvanya'da, Rusya'da soylulara verilen unvan.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz.

 

Nesnel : Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif.

Renk : Çeşitlilik. Nitelik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı. Bir bütünün en küçük parçası.

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Yola çıkma.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Boyar madde : Bazı ortamlarda çözünerek ortama belli renk veren, doğal veya yapay renkli madde, boyar. Hücre öz suyu içinde eriyik durumunda bulunan renkli madde, pigment.

Pigment birikimi : Pigment artışı nedeniyle deri veya dokuda meydana gelen renk koyuluğu veye renk değişikliği, pigment birikimi.

Pigment hücresi : [Bakınız: renk hücresi] [Bakınız: renk gözesi]

Pigment inkontinensi : Pigment tutamama.

Pigment tutamama : Melanin granüllerinin subepidermal dermiste serbest halde veya makrofajların içerisinde bulunması, pigment inkontinensi. Likenoid dermatozis, lupus eritematozus, eritema muitiforme ve basit büllöz epidermolizis gibi bazal hücrelerin hidropik dejenerasyonuna neden olan değişimlerden kaynaklanır.

Pigmentasyon : Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması. Pigment birikimi. Renk verici maddenin birikimi. Pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği. Tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi.

Pigmentasyon mutantları : Bazı mutasyonların pigment oluşturan mikroorganizmalarda bu yeteneğin kaybolmasına yol açmasıyla oluşan mutantlara verilen ad

Pigmentogenezis : Pigment oluşması.

Pigmentolizis : Pigmentin yıkımlanarak ortadan kalkması.

Diğer dillerde Pigment anlamı nedir?

İngilizce'de Pigment ne demek? : v. color, tint; add pigment

n. coloring material used as paint or dye; colored substance in cells

n. pigment, coloring material used as paint or dye, colored substance in cells

Fransızca'da Pigment : [le] pigment

Almanca'da Pigment : n. Farbstoff, Pigment

Rusça'da Pigment : n. пигмент (M)

adj. пигментный