Flavin mononükleotit nedir, Flavin mononükleotit ne demek

Flavin mononükleotit; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Riboflavin fosfat, bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören koenzim, FMN.

Flavin mononükleotit kısaca anlamı, tanımı

Flavin : Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin olarak bulunan, FAD ve FMN'de olduğu gibi bir enzime bağlı olan, yeşilimsi sarı flüoresans gösteren san pigment grubundan herhangi biri. İzoalloksazin çekirdek ve özellikle riboflavin içeren bileşiklerin bir grubu. Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin içeren FAD ve FMN yapısında bir enzime bağlı olarak bulunmaktadır

Mono : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, bağırganlar (Clamatores) üst sınıfının, monogiller (Pipridae) familyasından, 12 cm boyunda, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Manacus manacus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst-familyasının monogiller (Pipridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 12 cm. Güney Amerikada yaşar.

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Oksidasyon : Paslanma. Paslandırma. [Bakınız: yanma]. [Bakınız: yükseltgenme]. Yükseltgenme. Bir kimyasal maddenin oksijen ile birleşmesi ya da oksijen etkisi altında parçalanması olayı; yanma.

 

Riboflavin : B2 Vitamini. Molekülünde D-ribitol bağlanmış izoalloksazin halkası içeren, kaymağı alınmış süt, yumurta ve karaciğerde bulunan, yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizma tarafından sentezlenen, biyolojik etkin biçimi oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerde prostetik grup olarak rol oynayan FAD ve FMN olan, eksikliğinde deri lezyonları, kilo kaybı, çeşitli göz bozuklukları, büyümede gerileme ve felçlere neden olan, sarı yeşilimsi floresans gösteren, portakal sarısı renkte kristal toz şeklinde ve ticari yemlik kalitede üretilen, suda çözünen B kompleks vitaminlerden biri, B2 vitamini, G vitamini, ovoflavin, verdoflavin, hepatoflavin, laktoflavin. Bütün yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, bütün canlı hücrelerde koenzim flâvin adenin dinükleotit (FAD)'in ve flâvin mononükleotit (FMN)'in bir komponenti olarak görev yapan, sütte, karaciğerde, bira mayası ve yeşil bitkilerde bol bulunan, noksanlığında insanlarda deride yarık ve çatlamalara yol açan B vitaminleri grubundan bir vitamin. B2 vitamini. Oksidasyon olaylarında önemli rolü olan vitamin B2; sarı bir enzim.

Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.

Koenzim f : Tetrahidrofolat.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

 

Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).

Koenzim : Bir enzimi aktifleştiren enzimin protein olmayan bileşeni. Koferment. Organik bileşikler (C21H36O16N7P3S gibi) veya metal iyonlarından (K, Mg, Fe gibi) oluşan ve enzimlerin etkinliğinde yer alan bir katalizör. Bir enzimi aktif duruma getiren, enzimin protein olmayan bileşeni, koferment. Bir enzimin aktivitesi için gerekli olan, grup transferinde, oksidoredüksiyon ve izomerizasyon reaksiyonlarında önemli rol oynayan, genellikle vitamin olan organik bir molekül.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Hidro : Genel olarak karbon ve bor bileşiklerindeki H atomuna işaret eden bir ön ek. Suya işaret eden Latince bir ön ek.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb.

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Diğer dillerde Flavin mononükleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Flavin mononükleotit ne demek ? : flavin mononucleotide