Elektronlar nedir, Elektronlar ne demek

Elektronlar; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Elektronlar ile ilgili Cümleler

  • Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.
  • Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
  • Negatif elektronlar pozitif elektronlar çekerler.
  • Her tür atomun içinde protonlar, nötronlar ve elektronlar denilen belirli benzersiz parçacıkları vardır.

Elektronlar hakkında bilgiler

Elektron, e- veya β- sembollü negatife temel elektrik yükü olan atom altı bir parçacıktır. Elektronlar temel Lepton parçacık ailesinin ilk jenerasyonuna aittir ve genellikle temel parçacıklar olarak düşünülürler çünkü bileşenleri veya alt-yapıları yoktur. Proton’un yaklaşık olarak 1/1836’sı kadar kütlesi vardır. Elektronun kuantum mekaniği özelliklerinde fermiyon anlamına gelen ħ ünitesinde yarım tam sayı değerinde içsel bir açısal momentum vardır. Pauli’nin dışlama prensibine uygun olarak, fermiyon olduğu için iki elektron aynı kuantum durumunda bulunamaz. Bütün parçacıklar gibi, elektron da hem parçacık hem de dalga olma özelliği vardır ve böylelikle diğer parçacıklarla çarpışabilir ve ışık gibi kırılabilir. Elektronun dalga olarak özelliklerini gözlemlemek nötron ve proton gibi parçacıkların bu özelliğini gözlemlemekten daha kolaydır çünkü kütlesi azdır ve böylelikle tipik enerjiler için De Broglie dalga boyu daha yüksektir. Elektrik, manyetizma, termal iletkenlik gibi birçok fizik fenomeninde elektron temel rol oynar ve yerçekimi, elektromanyetizma ve zayıf etkileşim’de de rol oynar. Elektron çevresindeki elektrik alanını yönetir. Bir elektronun gözlemciye bağlı hareketi manyetik alanı yönetir. Dışsal manyetik alan elektronu saptırır. Elektron ışır veya hızlandırılmışsa foton formunda enerjiyi emer. Özel teleskoplar dış uzaydaki elektron plazmasını saptayabilirken, laboratuar aletleri elektro-manyetik alanı kullanan elektron plazması gibi da elektronları tek tek inceleme veya içerme yetisine sahiptir, elektronun elektronik, kaynak, katot ışın tüpü, elektron mikroskobu, ışınım terapisi, lazerler, gaz iyonizasyon detektörleri ve parçacık hızlandırıcısı gibi alanlarda kullanılır. Kimya, nükleer fizik gibi alanlar elektronların ve diğer atom altı parçacıkların etkileşimiyle ilgilenir. Atomik çekirdekteki pozitif proton ve negatif elektron arasındaki Coulomb kuvveti etkileşimi atomları oluşturur. İyonizasyon ve parçacıkların özelliklerinde değişimler sistemin bağ enerjisini değiştirir. İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir. İlk olarak 1838 yılında İngiliz doğa filozofu Richard Laming atomların kimyasal özelliklerini açıklamak için elektron yükünün bölünemez biz özelliğinin kavramını hipotezleştirdi. İrlandalı fizikçi George Johnstone Stoney 1891 yılında bu yüke elektron adını verdi ve J.J.Thomson ve İngiliz fizikçi takımıyla 1897 yılında onu parçacık olarak tanımladı. Beta parçacıklar olarak bilindikleri yıldızlardaki nükleosentez gibi elektronlar nükleer reaksiyonlara katılırlar. Yüksek enerji çarpışmasında ve radyoaktif izotopların beta çözünmesi yoluyla elektron üretilebilir, mesela kozmik ışın atmosfere girince. Elektronun karşıt parçacığı pozitron olarak adlandırılır; elektronla karşıt sembolün elektriksel ve diğer yüklerini taşıması dışında özdeştir. Bir elektron pozitronla çarpıştığı zaman, iki parçacık da gamma ışını fotonu üreterek tamamen yok olurlar. Antik Yunanlar kürk ile sürtülünce amber’in küçük nesneleri çektiğini fark ettiler. Şimşekle birlikte bu fenomen insanlığın elektrikle kayıtlara geçmiş ilk deneyimidir. 1600de De Magnete eserinde, İngiliz bilim adamı William Gilbert sürtülünce küçük nesneleri çekme özelliğini anlatan Latince ‘electricus’ terimini türetti. ‘Electric’ ve ‘electricity’ kelimeleri Yunanca amber ἤλεκτρον(elektron) kelimesinden gelen Latince ‘electrum’ (aynı ismin bileşiminin kökeni de)kelimesinden türetilmiştir.

 

Elektronlar anlamı, tanımı

 

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Eşleşmiş elektronlar : Bir elektron çifti. İki atom arasındaki polar olmayan bağda her bir atomun elektronlardan birini kullanması.

K elektronları : Atomun en iç kabuğundaki iki elektron.

Ortak elektronlar : İki atom tarafından ortaklaşa kullanılan elektronlar.

Parçacık hızlandırıcısı : Yüklü öğeciksel parçacıkları, uyguladığı elektriksel ve mıknatıssal alanlar etkisiyle hızlandıran aygıt.

Radyoaktif izotoplar : Bazı hastalıkların tanısında ve iyileştirilmesinde yararlanılan radyoaktif maddeler.

Kimyasal özellikler : Bir özdeğin yapısı ve tepkimelerdeki davranışlarıyla ilgili özellikler.

Elektron mikroskobu : Normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kez net büyütebilen özel mikroskop.

Temel parçacıklar : Özdeği oluşturan çekirdekaltı temel yapı taşları.

Elektromanyetizma : Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.

Radyoaktif izotop : Kararsız çekirdeğe sahip, kararlı izotopları oluşturmak için yüklü parçacıklar veya ışın yayan izotop.

Elektromanyetik : Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.

Elektrik alanı : Bir elektrik yükü çevresinde elektriksel kuvvetlerin etki gösterdiği bölge. Alan artı birim yüke etkiyen kuvvetle ölçülür. Elektrik yükleri nedeniyle oluşan ve içindeki herhangi bir noktada bulunan yükün etki altında kaldığı uzay parçası. Durgun haldeki elektrik yüklü cisimlere çekme veya itme kuvveti uygulayan uzay bölgelerinin özelliklerini tanımlamada kullanılan ve E ile gösterilen fiziksel büyüklük. Q yüklü bir cisim, bulunduğu noktada F kuvvetinin etkisine giriyorsa elektrik alanı E=F/Q bağıntısı ile verilir. SI sisteminde elektrik alan birimi "Newton/Coulomb"’dur.

Manyetik alan : Bir mıknatısın N ucundan dışarı çıkıp dağıldıktan sonra yine toplanıp S ucundan içine giren kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu alan.

Elektrik yükü : Artı ya da eksi imli, uzaklığın karesiyle ters orantılı biçimde birbirlerini itme ya da çekme gücü gösteren temel elektrik niceliği. Elektrik yükünün niteliği açıklanamamıştır. Ancak, elektrik yüklü özdeğin özellikleri az çok bilinmektedir. Elektron adı verilen elemansel tanecik, negatif elektrik yüklü; proton ise pozitif yüklüdür. Bunlar, elektriksel olarak yüklü özdeğin temel birimleridir. Bundan dolayı, eşit sayıda elektron ile protonları olan özdek, elektriksel yönden yansızdır. Elektronları daha fazla olan özdek, negatif yüklü; elektronları daha az olan özdek, pozitif yüklüdür. Aynı yüklü olanlarda birbirlerini itici, karşıt yüklü olanlarda da birbirlerini çekici bir kuvvetin ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu kuvvetlerin yer aldığı bölgeye elektrik alanı adı verilir. Elektrik yükü, SI birimlerinde kulonla ölçülür.

Bağ enerjisi : Kimyasal bağların koparılması için verilmesi gereken enerji. Atomlar arasında, bir kimyasal bağ oluşumunda açığa çıkan veya bağ kopması için verilen enerji.

Kimyasal bağ : [Bakınız: bağ]. Atom veya iyonların bağımsız molekül oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. İyonik bağ ve kovalent bağ gibi türleri vardır. Birden fazla atomu veya iyonu bir arada tutan çekim kuvveti.

Hızlandırıcı : Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Örtme işleminde kullanılan kimi çözeltilerin, tepkimelerini hızlandırmak için kullanılan özdek. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.

Diğer dillerde Elektronlar anlamı nedir?

İngilizce'de Elektronlar ne demek ? : electrons