Flavin mononfikleotit nedir, Flavin mononfikleotit ne demek

Flavin mononfikleotit; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Riboflavinin ATP ile fosforilâsyonu sonucu teşekkül eden riboflavin 5' fosfat.

Flavin mononfikleotit anlamı, tanımı

Flavin : Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin olarak bulunan, FAD ve FMN'de olduğu gibi bir enzime bağlı olan, yeşilimsi sarı flüoresans gösteren san pigment grubundan herhangi biri. İzoalloksazin çekirdek ve özellikle riboflavin içeren bileşiklerin bir grubu. Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin içeren FAD ve FMN yapısında bir enzime bağlı olarak bulunmaktadır

Mono : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, bağırganlar (Clamatores) üst sınıfının, monogiller (Pipridae) familyasından, 12 cm boyunda, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Manacus manacus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst-familyasının monogiller (Pipridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 12 cm. Güney Amerikada yaşar.

Fosforilasyon : Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.

Riboflavin : B2 Vitamini. Molekülünde D-ribitol bağlanmış izoalloksazin halkası içeren, kaymağı alınmış süt, yumurta ve karaciğerde bulunan, yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizma tarafından sentezlenen, biyolojik etkin biçimi oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerde prostetik grup olarak rol oynayan FAD ve FMN olan, eksikliğinde deri lezyonları, kilo kaybı, çeşitli göz bozuklukları, büyümede gerileme ve felçlere neden olan, sarı yeşilimsi floresans gösteren, portakal sarısı renkte kristal toz şeklinde ve ticari yemlik kalitede üretilen, suda çözünen B kompleks vitaminlerden biri, B2 vitamini, G vitamini, ovoflavin, verdoflavin, hepatoflavin, laktoflavin. Bütün yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, bütün canlı hücrelerde koenzim flâvin adenin dinükleotit (FAD)'in ve flâvin mononükleotit (FMN)'in bir komponenti olarak görev yapan, sütte, karaciğerde, bira mayası ve yeşil bitkilerde bol bulunan, noksanlığında insanlarda deride yarık ve çatlamalara yol açan B vitaminleri grubundan bir vitamin. B2 vitamini. Oksidasyon olaylarında önemli rolü olan vitamin B2; sarı bir enzim.

 

Teşekkül : Belli bir varlık ve biçim kazanma. Örgüt. Kurulma.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Atp : [Bakınız: adenozin trifosfat]. Adenozin trifosfat.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Flavin mononfikleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Flavin mononfikleotit ne demek ? : flavin mononucleotide