Fosfor nedir, Fosfor ne demek

Fosfor; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P)

"Fosfor" ile ilgili cümle

  • "Fosfor, hafif bir sürtüşme ile alev alev yanmaya başlar."

Kimya'daki anlamı:

Sembolü P, atom kütlesi : 30,974, atom numarası: 15, ametal özelliği gösteren,. azalan reaktiflik sırasına göre beyaz, kırmızı ve siyah fosfor allotropları olan azot grubu elementi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, P ile simgelenen allotropik bir element.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Organizmada ortalama % 1 oranında bulunan, önemli bir kısmı iskelet ve dişlerde hidroksil apatit biçiminde bağlanmış olan, kanda mutlaka bulunması gereken, kemiklerin yapısal fonksiyonu dışında nükleik asitlerin, fosfolipitlerin bileşiminde yer alan, karbonhidrat metabolizmasında hekzofosfat, difosfat ve trifosfatların oluşumunda önemli rol oynayan, hayvanlara çeşitli bileşikler hâlinde verilmesi gereken bir mineral.

 

Bilimsel terim anlamı:

Birkaç eşözdeği bulunan ve A. A. 30.975, A. S. 15 olan element.

İngilizce'de Fosfor ne demek? Fosfor ingilizcesi nedir?:

phosphorus, phosphorous, p

Fransızca'da Fosfor ne demek?:

phosphore

Fosfor hakkında bilgiler

Fosfor insan vücudunda kalsiyumdan sonra en fazla bulunan kimyasal elementtir. Simgesi P ve atom numarası 15 dir.

Bütün organizmalar için fosfor birleşimleri ( fosfodiester bağları) DNA yapıları için büyük önem taşır. Bunun dışında insan vücudu fosfora kemik ve diş oluşumu, hücre büyümesi ve onarımı, enerji üretimi, kalp kasının kasılması, sinir ve kas hareketleri, böbrek işlevleri açısından ihtiyaç duyar. Fosfor ayrıca vitaminlerin kullanımı ile besinlerin enerjiye dönüştürülmesinde yardımcı olarak vücuda yarar sağlar. Fosfat (fosforun %85 kadarı kemikte fosfat formunda depolanır) hücre içi sıvıların ana anyonudur. Fosfatlar dönüştürülebilir olmalarından ötürü, birçok koenzim sisteminin ve metabolizma fonksiyonlarının işlemesi için gerekli bileşiklerle birleşme yeteneğine sahiptir. Fosfatların birçok önemli reaksiyonları özellikle ATP, ADP ve fosfokreatinin işlevleri ile ilişkilidir.

Doğada fosfor üç farklı formda bulunur. Bu değişik biçimlerine allotrop denir. Bunlar beyaz fosfor, kırmızı fosfor ve siyah fosfordur.

 

Beyaz fosfor doğada en yaygın olan fosfor allotropudur. Kristal yapılıdır ve 44.25 °C'de erir. En önemli özellikleri, karanlıkta ışıldaması ve çok zehirli olmasıdır. Havayla temas ettiği halde tutuşur ve beyaz dumanlar çıkararak yanar. Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur. Beyaz fosfor, böcek ve fare zehiri, sis ve yangın bombaları için kullanılır.

Fosfor ile ilgili Cümleler

  • Ben komplo teorilerine inanmam. Ben sadece Orta doğu'da tükenmiş uranyum patlayıcı ve fosfor bombalarının kullanımı ve petrol ve diğer stratejik hedefler için Irak ve Afganistanın imhası gibi gerçeklere inanıyorum.
  • Bana fosforlu kalem lazım.
  • Gübreler fosfor içerir mi?
  • Ali bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.

Fosfor anlamı, kısaca tanımı:

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Numara : Ölçü. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.

Karanlık : Yasalara, töreye uygun olmayan. Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Işıksız. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Karışık.

Zehirli : Zararlı (duygu, düşünce vb.). Zehri olan.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Fosforışı : Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği.

Fosforışıl : Fosforışı özelliği olan.

Fosforik asit : Fosfor, hidrojen ve oksijenden oluşan, suda kolay çözünen, 42 °C'de eriyen, gübre, sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, kristal yapılı, sıvı durumda, renksiz bir asit (H3PO4).

Fosforlu : Birleşiminde fosfor olan. Işıklı, parlak. Alımlı, gösterişli.

Fosforsuz : Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.

Yoğun : Şişman, iri, tombul. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Koyu, kalın. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Artmış, çoğalmış bir durumda olan.

Saydam : Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Asetat. Açık seçik, belirgin.

Kıvam : Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu. Sıvıların koyuluk derecesi.

Sarımsak : Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü. Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum).

Kokulu : Kokusu olan.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Fosfor kaynakları : Monokalsiyum fosfat, dikalsiyum fosfat, trikalsiyum fosfat, potasyum fosfat, magnezyum fosfat, fosfat kayası, amonyum fosfat gibi kaynaklar.

Fosfor pentoksit : (kimya)

Fosfor tuncu : Bileşimi, % 80-% 95 bakır, % 5-15 kalay ve % 0.25-2.50 fosfor sınırları arasında değişen, sert, tok, esnek bir tunç türü.

Fosfor zehirlenmesi : Aşırı derecede fosfor tüketimi sonucu oluşan, mide bağırsak yangısı, kusma, ishal ve karaciğer yetmezliğiyle belirgin zehirlenme

Fosforesans : Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır. [Bakınız: fosforışı]

Fosforışıllık : Kimi özdeklerin görünür ya da morüstü ışığa tutulduktan sonra bir süre yeşilimsi renkte ışıldaması.

Fosforışıma : Önceden ısı, ışık ya da elektrik boşalımının etkisinde bırakılmış bir özdeğin sonradan sürekli ışık yayması. Ak fosforun yavaş oksitlenmesinde gözlenen soluk yeşilimsi ışıma.

Fosforilasyon : Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi. Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi.

Fosforimetri : Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

Fosforit : (jeoloji) Mineral. (Apatitin amorf şekli. Hayvan kalıntı ve dışkılarından gelen fosfatlı bileşiklerin kireçtaşı, kumtaşı vb. içinde kalsiyum fosfata dönüşerek zenginleşmeleri ile oluşur.)

Diğer dillerde Fosfor anlamı nedir?

İngilizce'de Fosfor ne demek? : [fosfor (het) ] n. (also: P) phosphorus, non-metal element, element that does not have the properties of a metal

n. phosphor, phosphorus

Fransızca'da Fosfor : phosphore [le]

Almanca'da Fosfor : n. Phosphor

Rusça'da Fosfor : n. фосфор (M)