Sarımsak nedir, Sarımsak ne demek
Sarımsak; bir bitki bilimi terimidir.
- Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum)

- Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü.
Biyoloji'deki anlamı:
Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan, taze ya da kuru olarak yenen, soğanlı, çok yıllık bir kültür bitkisi.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Zambakgiller familyasından, çiçekleri uçta şemsiye biçiminde olan, soğanlı, kandaki yüksek serum kolesterolü ve trigliserit seviyesiyle damar tıkanıklığı riskini azaltan etkiye sahip çok yıllık kültür bitkisi.
İngilizce'de Sarımsak ne demek? Sarımsak ingilizcesi nedir?:
garlic
Osmanlıca Sarımsak ne demek? Sarımsak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
sarmısak
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Zonguldak kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Gerze ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Sarımsak hakkında bilgiler
Sarımsak (Allium sativum), Alliaceae familyasına dahil olan, Allium cinsinden bir soğanlı bitki türü. 25-100 cm yüksekliğe kadar boy atar. Yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur.
Sarımsak yıllık bir bitkidir. Soğan, yabani soğan, zambak ve pırasa ile akraba olan sarımsak doğada yabani ortamda yetişmez. Tarih boyunca bir kültür bitkisi olduğu, olasılıkla güneybatı Asya'da doğada yetişen Allium longicuspis türünden türetilmiş olduğu düşünülmektedir.
Sıklıkla "sarmısak" olarak da anılan sarımsağın en iyi kaliteye sahip olanı, germanyum ve selenyum bakımından zengin topraklarda yetişir.
Türkiye'de sarımsak üretiminin en yoğun yapıldığı yer Kastamonu ilinin Taşköprü ilçesidir. Raf ömrü uzun tadı ve kokusu keskindir. Taşköprü sarımsağı başka yerlerde de yetiştirilmek istenmiş maalesef Taşköprü toprağında yetişen sarımsağın kokusu ve tadı alınamamıştır. Burada yetişen sarımsakların büyük kısmı ilaç fabrikalarına antibiyotik imalatı için verilmektedir. Raf ömrü çok uzun olan Taşköprü sarımsağı bir yıl süreyle soğuk hava depolarına ihtiyaç duyulmaksızın saklanabilmektedir.
Sarımsak ile ilgili Cümleler
- Bu yemek güçlü bir sarımsak lezzetine sahip.
- Ali bir parça sarımsaklı ekmek yedi.
- Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.
- Sarımsak kokusu alıyor musun?
- Köpeğimi sarımsakla beslemem sorunlara sebep olur mu?
- Sarımsak ve soğan soğuk algınlığına karşı iyi ilaçlardır.
- Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?
- Çok sarımsak var.
Sarımsak tanımı, anlamı:
Yaprak : Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat.
Toprak : Memleketli. Arazi, tarla. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Kara. Ülke. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış.
Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke.
Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.
Kokulu : Kokusu olan.
Kültür : Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Bireyin kazandığı bilgi.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Sarımsak yemedim ki ağzım koksun : "kötü bir iş yapmadım ki sonucundan korkayım, sorumlu olayım" anlamında kullanılan bir söz.
Sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış : "insanlar kötü yanlarını kolay kolay belli etmezler, haklarında yargıda bulunmakta acele edilmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.
Sarımsak hardalı : Sarımsak otu.
Sarımsak otu : Turpgillerden, beyaz, küçük çiçekli, ovulduğunda sarımsak kokusu veren bir bitki, sarımsak hardalı (Alliaria petolata).
Yabani sarımsak : Zambakgillerden, kırlarda yetişen, koyu yeşil yaprakları bahar olarak kullanılan çok yıllık bir tür bitki, köpek sarımsağı, köpek soğanı.
Kaya sarımsağı : Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (Allium ampeloprasum).
Köpek sarımsağı : Yabani sarımsak.
Susarımsağı : Kurtluca.
Taşsarımsağı : Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür bitki (Allium scorodoprasum).
Sarım : Elektromıknatıslarda makara biçiminde sarılan iletken telin her bir halkası. Sarma işi. Bir şeyi bir kez saracak miktar.
Sarımsaklama : Sarımsaklamak işi.
Sarımsaklamak : İçine sarımsak katmak.
Sarımsaklı : İçinde sarımsak bulunan.
Zambakgiller : Bir çeneklilerden, çiğdem, lale, soğan, pırasa, zambak vb. bitkileri içine alan bir familya.
Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).
Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
Baharat : Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar.
Dişli : Dişleri olan çark. Beklenmedik düzeyde olan. Kaya balığı. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç.
Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.
Sarımsak kurbağası : Kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, çamursal kurbağagiller (Pelobatidae) familyasından, 6 cm kadar uzunlukta, çamurlara gömülü olarak yaşayan bir tür.
Sarımsak yağı : Öksürüğü geçirmek için içilen, içinde sarmısak pişirilen tuzsuz yağ.
Sarımsaklanma : Sarımsaklanmak işi.
Sarımsaklanmak : Sarımsaklama işine konu olmak.
Sarımsaklatma : Sarımsaklatmak işi.
Sarımsaklatmak : Sarımsaklı duruma getirmek.
Diğer dillerde Sarımsak anlamı nedir?
İngilizce'de Sarımsak ne demek? : n. garlic
Almanca'da Sarımsak : n. Knoblauch
Rusça'da Sarımsak : n. чеснок (M)

Bu kısımda Sarımsak nedir? Sarımsak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sarımsak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sarımsak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.