Phosphors türkçesi Phosphors nedir
Phosphors ingilizcede ne demek, Phosphors nerede nasıl kullanılır?
Phosphor bronze : Fosfor tuncu. Fosforlu bronz. Fosfor bronzu.
Phosphor dot : Renkli benek. Üçlü beneği oluşturan beneklerden her biri. Fosfor noktası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Phosphor s : Fosfor kaynakları. Monokalsiyum fosfat, dikalsiyum fosfat, trikalsiyum fosfat, potasyum fosfat, magnezyum fosfat, fosfat kayası, amonyum fosfat gibi kaynaklar.
Phosphor screen : Fosforlanmalı görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir eksiuç ışıtacı ya da almaç ışıtacının, iç çeperi fosforlanmalı özdekle sıvalı ve elektronlarla bombalanınca ışık yayan düz bölümü. Fosforlu ekran.
Phosphor : Fosforlu şey. Fosforlu madde. Işıl ışıyıcı madde. Flüorofor. Fosforlanmalı. Işılışır. Fosfor. Fosforesan madde. Işıl ışımaya elverişli (çoğu zaman katı) madde. Fosfor gibi ışıldayan şey.
Phosphorilation : Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi. Fosforilasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Phosphoric acid : Kimyasal formülü h3p04 olan, renksiz kristaller halinde bulunan, fosfatlı gübrelerin yapımında ve ilaç endüstrisinde kullanılan bir katı. zayıf asit özelliğinde olan ve karbonatlı içeceklerde asitlendirici olarak kullanılır. Fosforik asit.
Phosphorite : Doğal kalsyum fosfat. Mineral. (apatitin amorf şekli. hayvan kalıntı ve dışkılarından gelen fosfatlı bileşiklerin kireçtaşı, kumtaşı vb. içinde kalsiyum fosfata dönüşerek zenginleşmeleri ile oluşur.). Fosforit.
Phosphorescence : Fosforesans. Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı. biyolojik ışık üretme özelliğine sahip organizmaların akıntı ve rüzgarlarla sürüklendiklerinde veya bir şeye dokunduklarında oluşan ışığın yansıması olayı. Fosforışıllık. Fosforlanma. Daha kısa dalga boyunda bir elektromıknatıs ışımayı soğurduktan sonra, bunu daha uzun bir dalga boyundaki bir ışık olarak yayma biçiminde ortaya çıkan ışıldama çeşidi. (ışınırlığın tersine, fosforlanma, ışıma kesildikten sonra da bir süre devam eder). Fosforışıma. Fosforışı. Fosforlaşma. Fosforlarıma. Fosfor parlaklığı.
Phosphorescent : Sülfür tuzları gibi ışınlandıktan sonra bir süre ışıldamayı sürdüren (özdek). Fosforışıma özelliği gösteren (özdek). Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fosforesan. Fosforlanmalı. Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek). Yakamozlanan. Fosforışıl.
İngilizce Phosphors Türkçe anlamı, Phosphors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phosphors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Apatite : Mineral. Apatit. Kayaç yapıcı mineral. (ca5 (f, cl, oh/(po4)3), metalimsi olmayan parıltı, renksiz, ak-yeşil; çizgi ak; sertlik 5, yoğunluk 3.16-3.22; hekzagonal.).
Phosphorous : Fosfor içeren. Fosforlu deniz akvaryumları için önemli trace elementlerden biri. Fosforöz. Fosforlu.
Chemical element : Kimyasal öğe. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal element. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Kimyasal öge.
Element : Öğe. Bütünün gerekli parçası. Küçük bir miktar. Unsur. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. Öge. Bir parça. İlke. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Esas.
P : Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element. Standart deniz seviyesi basıncı. Momentin simgesi. Piyanonun kısaltması. İngiliz alfabesinin on altıncı harfi. Piano'nun kısaltması. Standart yoğunluk. P protonun simgesi. Basıncın simgesi.
Phosphorus : Seher yıldızı. Organizmada ortalama % 1 oranında bulunan, önemli bir kısmı iskelet ve dişlerde hidroksil apatit biçiminde bağlanmış olan, kanda mutlaka bulunması gereken, kemiklerin yapısal fonksiyonu dışında nükleik asitlerin, fosfolipitlerin bileşiminde yer alan, karbonhidrat metabolizmasında hekzofosfat, difosfat ve trifosfatların oluşumunda önemli rol oynayan, hayvanlara çeşitli bileşikler halinde verilmesi gereken bir mineral. Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element. Sabah yıldızı.
Phosphor : Işıl ışıyıcı madde. Fosforlanmalı. Işıl ışımaya elverişli (çoğu zaman katı) madde. Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).
Phosphors synonyms : atomic number 15.

Bu kısımda Phosphors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phosphors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phosphors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phosphors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.