Apatite türkçesi Apatite nedir

  • Mineral.
  • Apatit.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Kayaç yapıcı mineral. (ca5 (f, cl, oh/(po4)3), metalimsi olmayan parıltı, renksiz, ak-yeşil; çizgi ak; sertlik 5, yoğunluk 3.16-3.22; hekzagonal.).

Apatite ingilizcede ne demek, Apatite nerede nasıl kullanılır?

Apatites : Apatit.

Fluorapatite : Flüorapatit.

Hydroxyapatite : Hidroksiapatit.

Chapati : Mayasız tamamen buğday unundan yapılan ve saplı ızgarada pişirilen düz yuvarlak hindistan ekmeği. Hindistan'ın mayasız düz ekmeği. Hindistan ve pakistan'a özgü pide ekmek.

Apathetic : Apatetik. Hissiz, duyusuz, ilgisiz. Duyarsız. Hissiz. Cansız. Soğuk. Kayıtsız. Duygusuz. Lakayıt.

Defect coagulapathy : Defekt koagulopatisi. Doğuştan veya kazanılmış olarak kanda bulunan pıhtılaşma faktörlerinin eksikliği veya pıhtılaşma faktörlerindeki işlevsel değişikliklerin neden olduğu pıhtılaşma bozuklukları.

Apathetically : Duygusuz bir şekilde. Umursamazca. İlgisizce. Cansız halde. Kayıtsızca. Tarafsız bir şekilde.

Apathies : Umursamazlık. Apati. İlgisizlik. İhmal. Soğukluk. Duygusuzluk. Hissizlik. Alakasızlık. Uyuşukluk. Cansızlık.

Apathy : Hissizlik. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. İhmal. Duygusuzluk. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alakasızlık. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Cansızlık. Duyumsamazlık.

 

Apathetical : Soğuk. Cansız. Kayıtsız. İlgisiz. Hissiz. Duygusuz.

İngilizce Apatite Türkçe anlamı, Apatite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apatite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Minerals : Madensel maddeler. Madensel tuz. Sodalı içecekler. Maden. Mineraller.

Fluorapatite : Flüorapatit.

Chalcopyrite : Mineral. (cu fes2; metalimsi parıltı, sarı, yeşilimsi sarı, çok sık alacalı bir oksit zarı ile kaplı.; çizgi yeşilimsi siyah; sertlik 3.5-4; özgül ağırlık 4.1-4.3; tetragonal. en önemli bakır minerali.). Bakırlı pirit. Kalkoprit. Kalkopirit.

Mineral : Madeni. Temel organik yapıyı oluşturan karbon, hidrojen, oksijen ve azot dışındaki elementler. yaşam için gerekli olan inorganik yem elementleri. Anorganik tepkimelerle oluşmuş, belirli bir kimyasal yapısı olan doğal bileşikler. (bu terim fosilleşmiş kimi organik karışımlar için de kullanılır.). Organik olmayan homojen katı madde. Maden. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Madensel. Maden filizi.

 

Acid fumarole : Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Phosphorus : Organizmada ortalama % 1 oranında bulunan, önemli bir kısmı iskelet ve dişlerde hidroksil apatit biçiminde bağlanmış olan, kanda mutlaka bulunması gereken, kemiklerin yapısal fonksiyonu dışında nükleik asitlerin, fosfolipitlerin bileşiminde yer alan, karbonhidrat metabolizmasında hekzofosfat, difosfat ve trifosfatların oluşumunda önemli rol oynayan, hayvanlara çeşitli bileşikler halinde verilmesi gereken bir mineral. Fosforlu madde. Fosfor. Sabah yıldızı. Seher yıldızı. Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element.

Apatite synonyms : atomic number 15, atomic number 69, atomic number 65, absolute chronology, terbium, apatites, abrasive power, thulium, absolute age, acrozone, abysal environment, abyss, tm, algonkian, cryolite, p, tb, barite, aggregats, alkali rocks, cassiterite, agricultural geology, adventive cone.

Apatite ingilizce tanımı, definition of Apatite

Apatite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Native phosphate of lime, occurring usually in six-sided prisms, color often pale green, transparent or translucent.