Minerals türkçesi Minerals nedir

Minerals ile ilgili cümleler

English: Water, forests, and minerals are important natural resources.
Turkish: Su, ormanlar ve mineraller önemli doğal kaynaklardır.

English: Paracelsus pioneered the use of chemicals and minerals in medicine.
Turkish: Paracelsus tıpta kimyasal ve mineral kullanımının öncülüğünü yaptı.

English: The salts and minerals found in these mountains are quite diverse.
Turkish: Bu dağlarda bulunan tuzlar ve mineraller oldukça farklıdır.

English: Ali takes a pill with vitamins and minerals every day.
Turkish: Ali her gün bir adet vitamin ve mineral hapı alır.

English: Some minerals are important for human health.
Turkish: Bazı mineraller insan sağlığı için önemlidir.

Minerals ingilizcede ne demek, Minerals nerede nasıl kullanılır?

Antistress minerals : Antistres minerali. Yanbasınç dışı mineraller. Başkalaşmış kayaçlarda, ısı etkisiyle ve su basıncıyle oluşumu kolaylaştırılmış mineraller.

Auhgenic minerals : Ortam mineralleri. Tortul kayaçların içinde, bulundukları yerde oluşmuş mineraller.

Boron minerals : Bor minerali.

Chelate trace minerals : Şelat iz elementler. Emilimini arttırmak için nötr bir molekülle birleştirilmiş iz elementler.

 

Clay minerals : Kil mineralleri. Kil mineraller. Killi tortulların bileşimine giren, 0.002 mm. çapında aliminyum silirtuzu hidratları grubu.

Trace minerals : Eser elementler. İz elementler.

Macro minerals : Makro mineraller. Hayvan vücudunun her kg’ında 50 mg’dan fazla olan ca, p, mg, na, k, cl ve s gibi elementler.

Mineral alkali : Sodyum karbonat.

Mineral carbon : Grafit.

Mineral coal : Madenkömürü. Taşkömürü.

İngilizce Minerals Türkçe anlamı, Minerals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minerals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fluor : Flor. Flüor. Kalsiyum flüorürü. Flüorin.

Ore : Mineralbilimde, bileşiminde metal bulunan, metalimsi parıltısı ve yüksek yoğunluğu ile kendini belirten mineral topluluğu. Maden filizi. Töz. Işık yayı. Metal. Maden cevheri. Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Filiz (kimya terimi). Filiz.

Chrysoberyl : Krizoberil. Krisoberil.

Maltha : Yumuşak doğal asfalt. Madeni katran. Malta. Katranlı harç.

Osmiridium : Doğal os-ır alaşımı. Osmiridyum. Osmiyumlu iridyum.

Talc : Talk pudrası. Talk. Pudra. Talka maruz kalma. Mineral. (mg6 (oh2 (si4oı0); metalimsi olmayan parıltı, ak, gri, yeşil; çizgi ak, yeşilimsi; elle dokunulduğunda yağlıymış gibi duyulur; sertlik 1, özgül ağırlık 2.7-2.8; monoklinal.).

Monazite : Toryumun önemli bir cevheri. Monazit.

 

Mines : Lağım. Maadin. Torpil. Memba. Maden ocağı. Mayın.

Stannite : Stannit. Stanit.

Glauconite : Glakomi. Glokoni. Glokonit. Mineral. (fe-aı silikatı; bileşimi büyük değişiklikler gösterir, metalik olmayan parıltı, yeşil, mavi yeşil, koyu gri yeşil; çizgi gri yeşil; sertlik 2, özgül ağırlık 2.2-2.8; monoklinal.). Yeşil kum.

Minerals synonyms : thortveitite, iron manganese tungsten, sylvite, corundom, coltan, vesuvianite, magnetic pyrites, columbite tantalite, bastnaesite, iron pyrite, amphibole group, fool's gold, bastnasite, graphic tellurium, wollastonite, heavy spar, celestite, bitter spar, greenland spar, peacock ore, green lead ore, thorite, zirconium silicate, tin pyrites, white lead ore, crocolite, smaltite, ytterbite, mineral tar, hausmannite, nephelinite, ader wax, olivine.

Minerals zıt anlamlı kelimeler, Minerals kelime anlamı

Organic : Canlı. Organik. Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren. organlardan oluşmuş yapı gösteren. Doğuştan. Organlara ait. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Esasi. Örgensel. Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler. Uzvi.