Fluor türkçesi Fluor nedir

  • Flüor.
  • Flüorin.
  • Flor.
  • Kalsiyum flüorürü.

Fluor ile ilgili cümleler

English: I hate fluorescent lighting.
Turkish: Floresan aydınlatmadan nefret ediyorum.

English: I must replace that fluorescent lamp.
Turkish: Floresan lambayı değiştirmeliyim.

English: I hate fluorescent lights.
Turkish: Floresan lambalardan nefret ediyorum.

English: Most of the toothpaste contains fluoride.
Turkish: Diş macunlarının çoğu florür içerir.

English: Most toothpastes contain fluoride.
Turkish: Çoğu diş macunu florür içerir.

Fluor ingilizcede ne demek, Fluor nerede nasıl kullanılır?

Fluoranthene : Flüoranten.

Fluorapatite : Flüorapatit.

Fluorene : Flüorin. Fluoren. Boya üretiminde kullanılan kimyasal madde. Flüoren.

Fluorenes : Flüorin. Fluoren. Flüoren.

Fluoresce : Floresan ışığı yaymak. Flüorışı elde etmek.

Fluorescence : Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği. Uyarmanın bitiminden sonra ancak çok kısa bir süre(yaklaşık olarak 10(üzeri -8) saniyeden az) süren ışılışı. Flüorışıllık. Uyarılmış bir sistemden, temel haldeki bir sisteme geçiş sırasında yayılan ışık. Işınırlık. Yakamoz. Floresans. Floresanlık. Yalnızca ışınımlanma sürecinde ortaya çıkan ışıldama. Floresan.

 

Fluorescent : Floresan. Florışıyan. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salabilirliği. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işınır. Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök). Işınırlık özelliği taşıyan (özdek). Floresant. Flüoresan. Flüorışıl.

Fluorescent brightening : Optik parlatma. Optik ağartıcı. Optik beyazlatıcı.

Fluorescein : Floressein. Boyalarda kullanılan kimyasal bileşik. Fluoresin. Floresin. Fluoresein. Kırmızı renkli, floresan özellikte, suda eriyebilir özellikte, birçok türevi bulunan toz boya maddesi. sodyum tuzu korneadaki doku kaybının ve retina dolaşım bozukluklarının saptanmasında kullanılır.

Fluoresced : Flüorışı elde etmek. Floresan ışığı yaymak.

İngilizce Fluor Türkçe anlamı, Fluor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fluorenes : Flüoren. Fluoren.

Flouring : Un haline getirmek. Unlamak. Una bulamak. Un serpmek. Öğütmek. Un. İnce toz gereç.

F : Fa forte'nin kısaltması. Flor'un simgesi. Farad. İngiliz alfabesinin altıncı harfi. Flüorun simgesi. Kokusu ozonu andıran, yeşil-sarı renkte, halojenler grubunun f ile simgelenen ilk elementi. Farad'ın simgesi. Başarısız not. Fa (müzik terimi). Serbest enerjinin simgesi.

Ca : Kalsiyum. Calcium. Kalsiyumun simgesi. Kemik ve diş gelişimi için gerekli, özellikle balıklarda kemik ve pulların yapısına katılan, doğada yaygın olarak bulunan bir element. Sertifika yetkilisi ca. Calcium (kalsiyum). Toprakta ve hayvanları ve bitkilerin çoğunda bulunan gümüşi metalik bir element.

 

[#fluorit Fluorite] : Kayaç yapıcı mineral. (caf2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, mor, sarı, yeşil, çizgi ak; sertlik 4, yoğunluk 3.25-3.01; kubusal.). Neceftaşı. Fluorit. Kalsiyum florür. Flüorit. Florit.

Calcium : Bütün canlılar için temel bir element. kemiklerin yapısına giren ve hücrelerde ikinci haberci olarak görev yapan molekül. Ca. Kireç taşı. Kemik ve diş gelişimi için gerekli, özellikle balıklarda kemik ve pulların yapısına katılan, doğada yaygın olarak bulunan bir element. Kalsiyum (kimyasal simgesi ca). Kalsiyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Fluorspar : Flüorit. Kalsiyum floriti. Fluşpat. Fluorspat.

Flour : Fiziksel form olarak bir yem maddesinin öğütülmüş veya partikül irilikleri başka bir yöntemle küçültülmüş durumu veya hububat tanelerinin, diğer tohumların veya ürünlerin ince öğütülüp elenmesiyle elde edilen ve esas itibarıyla nişasta ve endospermin glüteninden oluşan yumuşak kısmı. İnce toz gereç. Un haline getirmek. Una bulamak. Un. Öğütmek. Unlamak.

Fluorites : Flüorit. Neceftaşı. Kalsiyum florür. Florit. Fluorit.

Fluor synonyms : atomic number 9, atomic number 20, fluors, fluorene, fluorine, floured, fluorines, mineral.

Fluor ingilizce tanımı, definition of Fluor

Fluor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fluid state.