Fluoresce türkçesi Fluoresce nedir

  • Floresan ışığı yaymak.
  • Flüorışı elde etmek.

Fluoresce ile ilgili cümleler

English: I hate fluorescent lighting.
Turkish: Floresan aydınlatmadan nefret ediyorum.

English: I must replace that fluorescent lamp.
Turkish: Floresan lambayı değiştirmeliyim.

English: I hate fluorescent lights.
Turkish: Floresan lambalardan nefret ediyorum.

English: This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Turkish: Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.

Fluoresce ingilizcede ne demek, Fluoresce nerede nasıl kullanılır?

Fluoresced : Floresan ışığı yaymak. Flüorışı elde etmek.

Fluorescein : Floressein. Kırmızı renkli, floresan özellikte, suda eriyebilir özellikte, birçok türevi bulunan toz boya maddesi. sodyum tuzu korneadaki doku kaybının ve retina dolaşım bozukluklarının saptanmasında kullanılır. Floresin. Fluoresein. Fluoresin. Boyalarda kullanılan kimyasal bileşik.

Fluorescein isothiocyanate : Floresan izotiyosiyanat. İmmünofloresan deneyindeki antikorları işaretlemede kullanılan yeşil floresan boya.

Fluorescein staining : Korneadaki doku kaybının boyanarak görülmesini sağlayan bir test. Floressein boyama testi.

Fluorescence : Flüorışıma. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Işınırlık. Floresans. Flüorışı. Flüoresans. Bir başka kaynaktan alınan ışınımlar etkisiyle kimi özdeklerin ısınım yayma özelliği. Akışıma. Floresan. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı.

 

Fluorescent screen : Bir eksiuç ışıtacının ya da almaç ışıtacının, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, elektron topunun gönderdiği elektron demeti çarpınca, görüntülüğün önünde ışıklı görüntü oluşturan düz bölümü. Işınır görüntülük. Flüorışıl ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Floresan ekran.

Fluorescent paint : Floresan boya. Parıldar boya.

Fluorescent : Flüorışıl. Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök). Floresan. Flüorışıl ekran. Floroışıl. Işınır. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Floresant. Işınırlık özelliği taşıyan (özdek). Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salabilirliği.

Fluorescent brightening : Optik parlatma. Optik beyazlatıcı. Optik ağartıcı.

Fluorescent light : Flöresan ışığı. Floresan ışık. Floresan lamba. Floresan. Floresan ışığı. İçi ışık veren flöresan bir madde ile kaplanmış cam tüp.

İngilizce Fluoresce Türkçe anlamı, Fluoresce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluoresce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scintillate : Parıldamak. Işıldamak. Kıvılcımlar saçmak. Titreşerek parıldamak. Zekice konuşmak. Kıvılcım saçmak.

Glow : Alevlenmek. Aydınlık. Kıpkırmızı olmak. Kızarmak. (yüz) kızarmak. Kızıllaşmak. Parlamak. Coşmak. Kırmızılaşmak. Bir yüzeyin ya da ortamın ışıklı olması hali.

Fluoresce synonyms : fluoresced, fluoresces, fluorescing.