Fluorescein türkçesi Fluorescein nedir
- Floresin.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kırmızı renkli, floresan özellikte, suda eriyebilir özellikte, birçok türevi bulunan toz boya maddesi. sodyum tuzu korneadaki doku kaybının ve retina dolaşım bozukluklarının saptanmasında kullanılır.
- Fluoresein.
- Floressein.
- Boyalarda kullanılan kimyasal bileşik.
- Fluoresin.
Fluorescein ingilizcede ne demek, Fluorescein nerede nasıl kullanılır?
Fluorescein isothiocyanate : Floresan izotiyosiyanat. İmmünofloresan deneyindeki antikorları işaretlemede kullanılan yeşil floresan boya.
Fluorescein staining : Korneadaki doku kaybının boyanarak görülmesini sağlayan bir test. Floressein boyama testi.
Fluoresce : Flüorışı elde etmek. Floresan ışığı yaymak.
Fluoresced : Flüorışı elde etmek. Floresan ışığı yaymak.
Fluorescence : Işınırlık. Kimi özdeklerin ışık soğurumundan hemen sonra değişik renkte ışık ışıma özelliği. Yalnızca ışınımlanma sürecinde ortaya çıkan ışıldama. Florışıma. Uyarılmış bir sistemden, temel haldeki bir sisteme geçiş sırasında yayılan ışık. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Floresan. Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği. Akışıma. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu.
Fluorescent light : Floresan ışık. Floresan. İçi ışık veren flöresan bir madde ile kaplanmış cam tüp. Floresan ışığı. Flöresan ışığı. Floresan lamba.
Fluorescent : Floresant. Florışıyan. Işınırlık özelliği taşıyan (özdek). Flüoresan. Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök). Flüorışıl ekran. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salabilirliği. Floresan. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işınır.
Fluorescent paint : Floresan boya. Parıldar boya.
Fluorescent antibody : Floresan antikor. Bir floresan boyayla bağlanmış antikor.
Fluorescent lamp : Işınır ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flüorışıl lamba. Floresan lambası. Flüoresan lamba. Floresan lamba. İç çeperi ışınır özdekle sıvalı, içindeki çok alçak basınçlı cıva buğusunda elektriksel boşalma sonucu ortaya çıkan morötesi ışınları ışığa dönüştüren ışıtaç çeşidi.
İngilizce Fluorescein Türkçe anlamı, Fluorescein eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fluorescein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.
Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
Abdomen : Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde).
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.
Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.
Fluorescein synonyms : bromeosin, resorcinolphthalein, fluorescent dye, absorption indicator, fluoresceine, a band, eosin, a amplitude mod, dyestuff, a c syndrom, abdominal pain, a dna, abamectin, dye.
Fluorescein ingilizce tanımı, definition of Fluorescein
Fluorescein kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : So called, from the very brilliant yellowish green fluorescence of its alkaline solutions. It has acid properties, and its salts of the alkalies are known to the trade under the name of uranin. A yellowish red, crystalline substance, C20H12O5, produced by heating together phthalic anhydride and resorcin.

Bu kısımda Fluorescein kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fluorescein ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fluorescein anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fluorescein ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.