Fluorescent türkçesi Fluorescent nedir

  • Işınır.
  • Floresant.
  • Flüorışıl ekran.
  • Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salabilirliği.
  • Florışıyan.
  • Işınırlık özelliği taşıyan (özdek).
  • Flüorışıl.
  • Flüoresan.
  • Floresan.
  • Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök).
  • Floroışıl.

Fluorescent ile ilgili cümleler

English: I hate fluorescent lighting.
Turkish: Floresan aydınlatmadan nefret ediyorum.

English: I hate fluorescent lights.
Turkish: Floresan lambalardan nefret ediyorum.

English: I must replace that fluorescent lamp.
Turkish: Floresan lambayı değiştirmeliyim.

English: This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Turkish: Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.

Fluorescent ingilizcede ne demek, Fluorescent nerede nasıl kullanılır?

Fluorescent antibody : Floresan antikor. Bir floresan boyayla bağlanmış antikor.

Fluorescent brightening : Optik parlatma. Optik beyazlatıcı. Optik ağartıcı.

Fluorescent bulb : Floresan ampul. Flöresan ampül. İçi ışık veren flöresan bir madde ile kaplanmış cam tüp.

Fluorescent lamp : Flüoresan lamba. Işınır ışıtaç. Floresan lamba. İç çeperi ışınır özdekle sıvalı, içindeki çok alçak basınçlı cıva buğusunda elektriksel boşalma sonucu ortaya çıkan morötesi ışınları ışığa dönüştüren ışıtaç çeşidi. Floresan lambası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flüorışıl lamba.

 

Fluorescent light : Floresan. Flöresan ışığı. Floresan lamba. Floresan ışık. Floresan ışığı. İçi ışık veren flöresan bir madde ile kaplanmış cam tüp.

Low temperature fluorescent lamp : Özel yapımından ötürü oldukça alçak sıcaklıklarda (sıfır derece ve daha aşağı, örneğin kışın açık havada) yanmaya elverişli flüorışıl lamba. Soğuğa dayanıklı flüorışıl lamba.

Fluorescence microscopy : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Floresan mikroskobisi. Işığı geçirme veya yansıtma yerine ışık yayma özelliğine sahip örneklerin akridin oranj, kongo kırmızısı ve fluoresein gibi fluokrom boyalarla boyanarak mikroskop için hazırlanması. Flüorışıma mikroskopisi. Belli floresan maddelerin uygun dalga boyundaki ışık altında doku kesitlerinin görülebilirliğini sağlayan mikroskop. floresan maddelerin karanlık bir zemin üzerinde parlak ışıklar yaydığı ve insan gözünün görme sınırı altındaki dalga boylu ışınların kullanıldığı mikroskob türüdür. biyolojik örnekler önceden elde edilmiş özgül antikorlarla boyanarak istenilen yapı görüntülenir. Flüoresan mikroskopi. Floresan mikroskobu. Işığı geçirme ya da yansıtma yerine ışık yayma özelliğine sahip örneklerin mikroskop için hazırlanması. bu maksatla dokular akridin oranj, kongo kırmızısı, fluoresein gibi fluokrom boyalarla boyanır.

 

Fluorescence : Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği. Kimi özdeklerin ışık soğurumundan hemen sonra değişik renkte ışık ışıma özelliği. Flüorışıllık. Akışıma. Floresans. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Uyarmanın bitiminden sonra ancak çok kısa bir süre(yaklaşık olarak 10(üzeri -8) saniyeden az) süren ışılışı. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Uyarılmış bir sistemden, temel haldeki bir sisteme geçiş sırasında yayılan ışık. Floresanlık.

Fluorescence antibody assay : Floresan mikroskopta renkli ışık veren boyalarla işaretlenmiş antikorların kullanıldığı bir immünohistokimyasal deney, ifa, immünofloresan deneyi. Floresan antikor deneyi.

Immunofluorescent : İmmünofloresan.

İngilizce Fluorescent Türkçe anlamı, Fluorescent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluorescent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colourful : Renk renk. Hareketli. Renkli. Canlı. Rengarenk. Ala. Parlak.

Radiants : Isı merkezi. Şaşaalı. Mutluluk saçan. Saçılma noktası. Isı yayan. Radyant. Göz alıcı. Işıyan. Parlak.

Fluorescence : Florışıma. Floresanlık. Akışıma. Yalnızca ışınımlanma sürecinde ortaya çıkan ışıldama. Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği. Uyarmanın bitiminden sonra ancak çok kısa bir süre(yaklaşık olarak 10(üzeri -8) saniyeden az) süren ışılışı. Flüorışıma. Işınırlık. Uyarılmış bir sistemden, temel haldeki bir sisteme geçiş sırasında yayılan ışık. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı.

Fluorescent screen : Bir eksiuç ışıtacının ya da almaç ışıtacının, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, elektron topunun gönderdiği elektron demeti çarpınca, görüntülüğün önünde ışıklı görüntü oluşturan düz bölümü. Işınır görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Floresan ekran.

Radiant : Isı yayan. Mutluluk saçan. Işık saçan parlak. Isı merkezi. Açı birimi; bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açı. 1 rad = 206' 265". Radyan. Göz alıcı. Sevinçli.

Colorful : Canlı. Rengarenk. Hareketli. Renk renk. Ala. Renkli. Parlak.

Light : Işımak. Işık vermek. Konmak. İnmek. Nur. Soba yakmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Aydınlık. Açık (renk için). Denk gelmek.

Fluorescent light : Flöresan ışığı. Floresan lamba. İçi ışık veren flöresan bir madde ile kaplanmış cam tüp. Floresan ışığı. Floresan ışık.

Fluorescent zıt anlamlı kelimeler, Fluorescent kelime anlamı

Dark : Gizli. Cehalet içinde. Koyu renk. Esmer. Akşam. Koyu. Belirsizlik. Karanlık. İzbe. Çepel.

Colorless : Silik. Tarafsız. Cansız. Donuk. Tekdüze. Yansız. Renksiz. Solgun. Soluk. Anlamsız.

Fluorescent ingilizce tanımı, definition of Fluorescent

Fluorescent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the property of fluorescence.