Colourful türkçesi Colourful nedir

Colourful ile ilgili cümleler

English: The flowers were bright and colourful.
Turkish: Çiçekler parlak ve renkliydi.

English: I don't like this plain necktie. Please show me a more colourful one.
Turkish: Ben bu düz kravatı sevmiyorum. Bana daha renkli bir tane gösterin.

Colourful ingilizcede ne demek, Colourful nerede nasıl kullanılır?

Colourful voice : Tını yönünden doygun ses özelliği. Tınlı ses.

Colourfully : Canlı bir şekilde. Canlı bir biçimde. Rengarenk bir şekilde (ayrıca colorfully). Rengarenk bir halde.

Colourfast : Boyası çıkmaz. Boyaya dayanıklı. Rengi uçmaz. Renk vermez. Solmaz. Rengi atmaz.

Colour adaptation : Gözün renkli ışığa alışma süreci ve sonucu. Gözün renkli ışığa alışma süreci. gözün renkli ışığa alışması sonundaki durum. Renksel uyma.

Colour anodizing : Renk anotlaması.

Colour blind : Renk körü.

Colour buffing : Renk perdahlaması. Renk açkılaması.

Colour atlas : Renk atlası. Renkleri görsel karşılaştırmayla değerlendirmeye yarayan boyalı örnekler dizisi.

Colour breakup : Renk çözülmesi.

Colour balance : Renk dengesi.

İngilizce Colourful Türkçe anlamı, Colourful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colourful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Picturesque : Etkili. Pitoresk. Güzel. Açık. Resmedilmeye değer. Resim konusu olmaya elverişli. İlginç. Net.

Airiest : Havadar. Hava gibi hafif. Çalım satan. Neşeli. Gevşek. Hayali. Havai. Hafif. Kendine bir hava veren.

Trick : Üçkağıda getirmek. Çapraza getirmek. Aldatmaca. Hile. Dalavere. Oyun etmek. Sahne hilesi. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler. Çeşitli uygulayım yollarıyla seyirciyi etkilemek için yapılan ve yanılsamaya dayandırılan hilelerin tümü. Oyuna getirmek.

Many colored : Çok renkli.

Vivid : Canlılık. Hayat dolu. Güçlü. İnandırıcı. (ışık veya renk) parlak. Yalın. Etkili. Berrak.

Ablaze : Alevli. Yanmakta. Şevkli. Pırıl pırıl. Alev alev. Ateşli. Alevler içinde. Tutuşmuş. Parlayan. Hararetli.

Noisy : Patırtılı. Yaygaracı. Şamatacı. Farfara. Göze batan. Sesli. Rahatsız edici. Gürültücü. Gürültülü. Velveleci.

All the colors of the rainbow : Gökkuşağının tüm renkleri. Var olan her renk.

Belcher : Renklendirilmiş. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Renkli eşarp. Benekli eşarp.

Colours : Şapka. Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Renkler kombinasyonu (rozette, üniformada, vs.). Forma. Kişilik. Bayrak. Simgesel giysi (okul veya takım). Üniforma. Sabah kızıllığı.

Colourful synonyms : vibrant, braw, argents, coloreds, breezier, harlequins, brightly, airy, brave, briskest, ripping, burnished, brilliants, peachy, brisk, airier, speckled, parti colored, varicoloured, belchers, motley, party coloured, fluorescent, colors, rich, gaudy, party colored, abuzz, trouts, brightest, motlier, many sided, beany.

 

Colourful zıt anlamlı kelimeler, Colourful kelime anlamı

Colourless : Tarafsız. Donuk. Yansız. Anlamsız. Silik. Tekdüze. Sıkıcı. Solgun. İtici. Soluk.

Colorless : Tarafsız. Soluk. Donuk. Silik. Anlamsız. Yansız. Tekdüze. Solgun. Renksiz. Cansız.

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez.