Organic türkçesi Organic nedir
- Örgütsel.
- Doğuştan.
- Örgensel.
- Kökeni bitkisel ve hayvansal olan (özdek).
- Esasi.
- Organlara ait.
- Yapısal.
- Uzvi.
- Organik.
- Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren. organlardan oluşmuş yapı gösteren.
- Bedensel.
- Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler.
- Canlı.
Organic ile ilgili cümleler
English: Ali says that he only eats organic food.
Turkish: Ali diyor ki sadece organik gıda yiyormuş.
English: Ammonium carbonate is an organic compound.
Turkish: Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.
English: I buy only organic products.
Turkish: Sadece organik ürünler alırım.
English: Is eating organic food worth the money?
Turkish: Organik gıda yemek paraya değer mi?
English: Ali only eats organic food.
Turkish: Ali sadece organik gıda yer.
Organic ingilizcede ne demek, Organic nerede nasıl kullanılır?
Organic acid : Organik asit. Sulu çözeltilerinde kısmen hidrojen iyonuna ayrışan, asetik asit, laktik asit, sitrik asit gibi zayıf asitler.
Organic agriculture : Ekolojik tarım. Kimyasallara dayalı böcek ilaçları veya suni gübre kullanılmadan yapılan tarım. Toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak amacıyla kimyasal gübre ve zararlılarla mücadele ilaçlarının hiç kullanılmadan ya da mümkün olduğu kadar az kullanılarak bunların yerine doğal gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin kullanıldığı ve üretimden tüketime kadar her aşaması denetimli ve belgeli olan tarımsal üretim biçimi. Organik tarım.
Organic base : Organik kök.
Organic chemist : Organik kimyager.
Organic chemistry : Karbon kapsayan bileşiklerin kimyası. Karbonatlar, karbon oksitleri ve sülfürlerin dışında kalan karbon bileşiklerinin kimyası. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Organik kimya.
Organic compound : Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler. Canlı maddeden eldi edilen bileşik. Organik bileşik.
Organic composition of capital : Sermayenin organik bileşimi. Marksist kuramda, sermayenin teknik bileşimindeki değişmelere bağlı olarak değişen sermayenin değer bileşimi.
Organic gas : Organik gaz.
Organic city : Örgenselkent. Yirminci yüzyılın başında yaşamış kentbilimcilerin geliştirdikleri bir kurama göre, doğuşu, büyümesi ve yaşamının sona ermesi bir canlı varlığınkine tıpatıp benzeyen kentsel yerleşim yeri.
Organic electricity : Bedensel elektrik. Bedenlik çıngı.
İngilizce Organic Türkçe anlamı, Organic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Organic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Active : Faal. Etken. Aktif. Üretken. Pratik. İşleyen. Çalışan. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Çalışkan.
Earthiest : Topraksı. İncelikten yoksun. Toprağa benzer. Dünyevi. Topraklı. Bedensel zevklerle ilgili. Bedendel zevklerle ilgili. Maddi. Toprağımsı.
Airy : Hayali. Hafif. Gevşek. Boş. Havai. Çevik. Havadar. Havalı. Neşeli.
Tectonic : Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü. Tektonik. Jeoteknik. Mimari. Yer kabuğuna ilişkin. Kaymaoluşum. Yapı sanatı.
By nature : Yaradılıştan. Yaratılışta. Doğası gereği. Doğumla. Doğal olarak. Doğumdan itibaren. Eşyanın tabiatı.
Congenitaly : Yaradılıştan.
Alive and well : İyi ve hayat dolu. Cıvıl cıvıl. İyi durumda. Hayat dolu. Sağ ve sağlıklı. Sağ selamet. Hareketli. Sağ salim.
Breezier : Umursamaz. Cıvıl cıvıl. Neşeli. Teklifsiz. Hareketli. Esintili. Şen. Havalı. Meltemli. Havadar.
Intrinsical : Dahili. Asıl. Hakiki. Esaslı. İç. Temel. Kişisel. Gerçek (ayrıca intrinsic).
Animal : Hayvansal. Kaba kişi. Hayvanca. Hayvani. Diriksel. Hayvan. Vücutla ilgili. Hayvanlarla ilgili.
Organic synonyms : organic fertiliser, neem cake, organic fertilizer, plant food, fertiliser, bounciest, constitutionals, fleshly, innate, bonemeal, fish meal, organizational, bodily, airier, fleshlier, genital, constructional, corporeal, material, by birth, manure, bouncier, inborn, alive, corporals, animate, basic, brutish, gestic, constitutive, congenital, guano, inbred.
Organic zıt anlamlı kelimeler, Organic kelime anlamı
Inorganic : Anorganik. Hidrokarbondan türememiş maddeler. organik kökenli olmayan. canlılardan elde edilmeyen ve canlıların yaşadığı çevrede bulunan karbondioksit, su, tuz gibi mineral maddeler. Cansız. Organik olmayan, yapısında karbon içermeyen, cansız, anorganik. Organik olmayan. Madensel. İnorganik.
Functional : Görevsel. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. Pratik. Ameli. İşlevsel. Kullanışlı. Fonksiyonel. Görevci. Görevini yapar.
Organic ingilizce tanımı, definition of Organic
Organic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the organic structure of animals and plants. Consisting of organs, or containing them. Exhibiting characters peculiar to living organisms. As, organic bodies, organic life, organic remains. Cf. Inorganic. Of or pertaining to an organ or its functions, or to objects composed of organs.

Bu kısımda Organic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Organic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Organic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Organic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.