Elektron taşıyıcı nedir, Elektron taşıyıcı ne demek

Elektron taşıyıcı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Geri dönüşlü olarak elektronları alabilen veya verebilen flavoprotein veya sitokrom gibi bir protein.

Elektron taşıyıcı anlamı, tanımı

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

Flavoprotein : Prostetik grup olarak bir flavin nükleotit (FAD veya FMN) içeren protein.

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Sitokrom : Sitokrom oksidazın (sitokrom c oksidaz) komponenti. Solunum zincirinde son elektron taşıyıcı olup elektronlar sitokrom a ve sitokrom a3 kanalıyla oksijene taşınır ve su teşekkül eder. Hücre metabolizmasında çok önemli olan hemen hemen bütün hayvan ve bitkilerin hücrelerinde oluşan, demir-porfirin proteinleri sınıfından renkli bir madde. Hayvan ve bitki dokularında yaygın olarak bulunan solunum, fotosentez ve diğer oksido-redüksiyon reaksiyonlarında elektron taşıyıcı olarak rol oynayan hem grubu içeren bir grup protein. Prostetik gruplara göre a, b, c ve d sitokrom olarak sınıflandırılır. Hayvan ve bitki gözelerinde bulunan ve solunumda görevi olan bir kromoprotein.

 

Dönüşlü : Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Vereb : Eğim. Dolambaçlı.

Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Dönü : Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. [Bakınız: spin]. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.

 

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Elektron taşıyıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Elektron taşıyıcı ne demek ? : electron carrier