Guanozin nedir, Guanozin ne demek
Guanozin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Riboza guanin eklenmesi ile oluşan nükleosit.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir pürin bazı olan guaninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.
Guanozin anlamı, kısaca tanımı
Guano : Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde
Guanozin difosfat : Guanin, riboz (ya da deoksiriboz) ve iki fosfat grubu kapsayan nükleotit. Guanin, riboz ve iki fosfat grubu kapsayan nükleotit, GDP.
Guanozin monofosfat : Guanin, riboz (ya da deoksiriboz) ve bir fosforik asitten oluşan nükleotit. Guanin, riboz ve bir fosforik asitten oluşan nükleotit, guanilat, GMP.
Guanozin trifosfat : Bir guanin, bir riboz (ya da deoksiriboz) ve üç fosfat grubu kapsayan, enerji kaynağı olarak kullanılan nükleotit. Hücre içerisinde meydana gelen bazı biyokimyasal tepkilerde enerji için kullanılan bir tür molekül, GTP. Bir guanin, bir riboz ve üç fosfat grubu kapsayan enerji kaynağı olarak kullanılan nükleotit, GTP.
Guanozin trifosfataz : GTP'yi GDP'ye katalizleyen ve enerji açığa çıkaran enzim. GTPyi GDPye katalizleyen ve enerji açığa çıkaran enzim, GTPaz.
Halkasal guanozin monofosfat : Guanozin monofosfatta, şekerin 5' karbonuna bağlı fosforik asidin guanilat siklaz aracılığı ile ribozun 3' karbonuna bağlanması ile meydana gelen bir nükleotit. Bu şekilde meydana gelen cGMP nükleotidi hücre bölünmesinde, sitoplâzmada Ca2+ iyonları konsantrasyonunda ve cAMP gibi çeşitli metabolik reaksiyonlarda ikinci haberci molekül olarak görev yapar. Siklik guanozin monofosfat, halkasal GMP. Döngüsel guanozin monofosfat.
Nükleosit : Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik.
Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.
Eklenme : Eklenmek işi.
Bağlan : Sev, sevdiğine bağlı kal anlamında kullanılan bir isim . Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Şekeri : Çok tatlı, ufak bir çeşit armut.
Guanin : DNA ve RNA'nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit. DNA ve RNAnın yapısına katılan bir pürin bazı. Balıklarda dermis tabakasında bulunan, gümüş-beyaz veya yanar döner mavi-yeşil renk tonlarını veren bir renk pigmenti. DNA ve RNAnın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit.
Riboz : Ribonükleik asitlerin ve ribonükleotitlerin yapısında bulunan beş karbonlu şeker. Formülü CH2OH(CHOH)3CHO, mol kütlesi 150,1 g olan, D-riboz; bazı nükleik asit ve koenzimlerin bileşiminde furanozit ve piranozit şeklinde bulunabilen bir pentoz şeker. D-2-deoksiriboz; Formülü HOH2C(CHOH)2CH2CHO, mol kütlesi 134,1g olan deok-siribonükleik asit ve hücreye ait çekirdekte bulunan bir bileşik şeker. Beş karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. RNA, FAD, NAD, NADP ve koenzim Anın bir bileşeni.
Pürin : Azotlu organik baz. Canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. Ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler. (purine) Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu bir heterosiklik baz. Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. En sık rastlananı adenin ve guanindir.
Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.
Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Şeke : Üzüm suyunun pekmez toprağı ile kestirilerek, leğende biraz kaynatıldıktan ve süzüldükten sonraki durumu.
Diğer dillerde Guanozin anlamı nedir?
İngilizce'de Guanozin ne demek ? : guanosine

Bu kısımda Guanozin nedir? Guanozin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Guanozin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Guanozin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.