Purines türkçesi Purines nedir

Purines ingilizcede ne demek, Purines nerede nasıl kullanılır?

Purine bases : Kimyasal yapı olarak pürine benzeyen ve dna’nın yapısında bulunan adenin ve guanin bazları. Pürin bazları.

Purine : Azotlu organik baz. canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pürin. Purin. Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. en sık rastlananı adenin ve guanindir.

Mercaptopurine : Merkaptopürin.

Alizarinopurpurin : Alizarinopurpurin. Kökboyasıgilller familyasındaki bitkilerin köklerinden elde edilen, hücre çekirdeğinin boyanmasında kullanılan bir çeşit boya.

Purpurin : Pürpürin.

Purified : Saf hale getirmek. Temizlemek. Arıtılmış. Arındırılan. Saflaştırılmış. Durultulmuş. Arıtmak. Arınmak. Temizlenmiş. Arınmış.

Purification plant : Arındırma duralgası. Bir kentin suyunun, kentlinin kullanmasına sunulmasından önce, insan sağlığı için taşıyabileceği dokuncaların belli bilimsel yöntemlerle giderildiği, süzgeç vb. araçlardan oluşan kuruluş. kentin çöplerinin insan sağlığına dokuncalı olmaktan çıkarılmasına, yararlanılabilecek duruma getirilmesine yarayan döşem. Arıtma tesisi.

 

Purifications : Tasfiye. Temizleme ya da arıtma. Arıtma. Temizleme. Arınma. Arıtım. Arındırma.

Purificatory : Temizleyici. Arıtıcı. Temizleme etkisine sahip olan.

Purifier : Temizleyici. Arıtma sistemi. Arındırıcı. İrmik sasörü. Sasör. Arıtıcı. Arıtma cihazı. Arıtma makinesi.

İngilizce Purines Türkçe anlamı, Purines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rodent : Kemirgen hayvan. Kemirgen. Kemiriciler. Kemirici. Kemirmek için gerekli olan büyük insisor dişlerle belirgin, fare, sıçan, sincap, kunduz gibi rodentia sınıfına dahil olan memeliler, rodensiya.

Alkali : Çözündüğü zaman hidroksil iyonları veren, suda eriyen baz bileşik. Ph değerleri 7.0' den büyük olupasitlerle tuz oluşturabilen ve sulu çözeltileri acı tat veren kimyasal maddelerin genel adı, baz. Alkali.

Base : Kök. Dip. Dayandırmak. Baz. Esas. Alt. Akarsuların aşındırma yapabildiği en aşağı düzey. Aşınma taban düzeyi. Saha kenarı. Depart.

Purine : Azotlu organik baz. canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler. Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. en sık rastlananı adenin ve guanindir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Gnawer : Kemirgen. Kemiren.

Purines zıt anlamlı kelimeler, Purines kelime anlamı

Importance : İtibar. Tesir. Nüfuz. Önem. Etki. Önem derecesi. Büyüklük. Kibir. Saygınlık. Ehemmiyet.

Bigness : Kocamanlık. İrilik. Büyüklük.

Largeness : Büyüklük. İrilik. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. Bolluk. Genişlik. Yücelik.