Putrescence türkçesi Putrescence nedir

Putrescence ingilizcede ne demek, Putrescence nerede nasıl kullanılır?

Putrescent : Çürümeye başlamış. Kokuşmaya başlamış. Çürümekte olan. Bozukluk. Kokuşuk.

Putrescible : Çürüyebilen. Putresibl.

Putrescine : Pütresin. Putresin. Hücre çoğalması ve büyümesi için gerekli olan poliaminlerden biri ve spermidinin öncül molekülü. hayvan dokularının veya etin bozulması sırasında, proteinlerin anaerobik yıkımlanması sonucu ornitinin dekarboksilasyonuyla oluşan kötü kokulu, renksiz bir biyolojik amin. Bozulan hayvan proteininden meydana gelen ve ornitinden türeyen bir amit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

İngilizce Putrescence Türkçe anlamı, Putrescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Putrescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Putrefaction : Bozulma. Çürüme. Leş. Genellikle oksijensiz koşullarda organik maddelerin yapılarının bazı mikroorganizmalar tarafından bozulması. Dokuların ölümden sonra kokuşma bakterilerinin etkisiyle parçalanması ve erimesi, çürüme, pütrefaksiyon. ölüm sonrası oluşan en son değişimdir ve ölümden sonra oldukça uzun bir zamanın geçtiğini gösterir. Organik bir maddenin bakteriler veya çeşitli çevresel etkenler nedeniyle pis kokulu ürünlere dönüşmek üzere normal yapısını kaybetmesi, kokuşma, pütrefaksiyon. Organik özdeklerin, genellikle havacıl bakterilerin etkisiyle sürekli olarak daha yalın parçalara bölünmesi. Pütrefaksiyon. Putrefaksiyon.

 

Decomposition : Alt gruplara ayırma. Bir bütünün çeşitli etmenlerin etkisi altında, kurucu öğelerine ayrılması. Bozuşma. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bozunma. Kelime içindeki seslerin biribirleri üzerindeki etkileri ile bir sesin başka bir sese veya bir kelimenin bütünü ile daha değişik bir ses yapısına dönüşmesi: ağaç>ayeç, baba>buba, göçtü>göşdü, bugün>bbo[, takı>davı>daha, yanı>yeni vb. Ayrıştırma. Bozulma. İnceleme.

Defectiveness : Kusurluluk. Sakatlık. Kusur. Noksanlık. Özürlülük. Eksiklik.

Fetidness : Kokmuşluk. Pis kokulu olma. Kokuşmuşluk.

Decompositions : Dağılma. Çürüme. Ayrışma. Bozuşma. Dekompozisyon. Faktörlere ayırma. Alt gruplara ayırma. İnceleme.

Rot : Bozmak. Terbiyesi bozulmak. Alay etmek. Çürüme. Bozulmak. Çürütmek. Zırva. Saçmalık. Zırvalamak. Takılmak.

Corruption : Rüşvetçilik. Doğru yoldan saptırma. Yolsuzluk. Namussuzluk. Yozlaşma. Yedirim. Ahlaksız olma. Bozma. Yozlaştırma. Bozulma.

Deteriorations : Bozunum. Kötüleşme. Kötüye gitme. Parçalanma. Gerileme. Bozulma. Fenalaşma.

Defects : Sakatlık. Kusurlar. Problemli haller. Özür. Kusur. Arıza. Noksan. Eksiklik. Kapak arızası.

Putrescence synonyms : putridness, putridity, crankiness, defect, deterioration, decompose, cariousness, chickenfeed, morbidity, rottenness, defecting, bumpiness, decay, unwholesomeness, rotting, putrification, anomaly, garbage dump, morbidness, decomposes, corrosion, tenuity, foetor, chicken feed, decayedness, foetors, deformities, insubstantiality, being broken down.

Putrescence zıt anlamlı kelimeler, Putrescence kelime anlamı

Wholesomeness : Sıhhatlilik. Sağlıklılık. Sıhhatli olma durumu (gıdada). Sağlıklı olma durumu.

Putrescence ingilizce tanımı, definition of Putrescence

Putrescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Putrescent matter. The state of being putrescent.