Corruption türkçesi Corruption nedir

  • Ahlaksız olma.
  • Bozulma.
  • Yozlaşma.
  • Yozlaştırma.
  • Rüşvetçilik.
  • Doğru yoldan saptırma.
  • Ayartma.
  • Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.
  • Namussuzluk.
  • Rüşvet.
  • Yedirim.
  • Ahlaksızlık.
  • Yolsuzluk.
  • Fesat.
  • Yozlaştırma (dili).
  • Çürüme.
  • Bozma.

Corruption ile ilgili cümleler

English: The speaker hinted at corruption in the political world.
Turkish: Konuşmacı siyasi dünyadaki yozlaşmayı ima etti.

English: The Recruit scandal is a corruption scandal concerning public officials and politicians who accepted as bribes undisclosed shares from the RecruitCoscom company. The shares had been rising steadily.
Turkish: Acemi asker skandalı kamu görevlilerini ve rüşvet olarak RecruitCoscom'dan gizli payları alan politikacıları ilgilendiren bir rüşvet skandalıdır. Hisseler sürekli yükseliyordu.

English: The Lockheed scandal is a worldwide corruption scandal involving the major American plane manufacturer Lockheed. It came to light in February 1976 and revolved mainly around the acceptance of passenger plane contracts.
Turkish: Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.

English: The politician pushed for reform by denouncing the corruption of the government officials.
Turkish: Siyasetçi devlet memurlarının yolsuzluğunu kınayarak reformu ısrarla istedi.

 

English: He exposed corruption in the city government.
Turkish: Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.

Corruption ingilizcede ne demek, Corruption nerede nasıl kullanılır?

Data corruption : Verilerin kirlenmesi. Verilerin bozulmuşluğu.

Moral corruption : Ahlaki bozulma. Ahlak bozukluğu. Ahlak çöküntüsü. Ahlaki çöküntü. Ahlaki bozukluk.

Corruptionist : Ahlak bozukluğuna özendiren kimse. Yozlaştırmayı destekleyen kimse. Rüşvetçiliği destekleyen kimse.

Corruptions : Ahlaksız olma. Yozlaşma. Yozlaştırma. Çürüme. Doğru yoldan saptırma. Rüşvet. Fesat. Ahlaksızlık. Ayartma. Bozulma.

Incorruption : Bozulmama. Rüşvet yememe. Çürümeme. Dürüstlük.

Corruptibly : Bozulabilir bir biçimde. Ayartılabilir bir biçimde. Bozulabilir. Berbat etme eğilimi ile. Ayartılabilir bir şekilde. Rüşvet alır bir halde. Çabuk çürüyen bir biçimde. Yolsuzlukla.

Corruptibility : Berbat etme eğilimi. Rüşvet yeme. Çürüme. Bozulabilir olma niteliği.

Corruptibilities : Bozulabilir olma niteliği. Berbat etme eğilimi. Çürüme. Rüşvet yeme.

Corruptive : Zararlı. Bulaşıcı. Bozucu. Çürütücü.

Incorruptibilities : Rüşvet yememe. Dürüstlük.

İngilizce Corruption Türkçe anlamı, Corruption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corruption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enticement : Çekici ancak tehlikeli şey. Alım. İkna. Baştan çıkarma. Kandırma. Cazibe. Çekicilik.

Embezzlements : Zimmete para geçirme. Güveni kötüye kullanma. Zimmetine geçirme. Kötüye kullanma. İhtilas. Zimmete geçirme. Aşırtı. Zimmet suçu.

 

Decadency : Çöküş. Ruhsal veya ahlaki nitelikler açısından yozlaşmış olma durumu. Çökme.

Boodles : Para. Anafor. Cemaat.

Dry rot : Kuru çürüklük. Kerestenin içindeki toz gibi çürüklük. Meyvede çürük. Ahlaki çöküntü. Kerestede çürük. Çürük. Kuru çürük.

Breakdown : Arıza. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Gözlemlerin birden çok değişkene göre dağılımını veren bir çapraz çizelgede, değişken seçeneklerinin bileşiminden oluşan göze ya da kesimler. Kurguya başlarken bir film kangalındaki değişik çekimleri birbirinden ayırarak sıralama. Tutukluk. Sinir bozukluğu. Sağlığın bozulması. Çöküntü. Sayışım dökümü.

Dirt : Dedikodu. Toz. Terbiyesiz konuşma. Çer çöp. Alçaklık. Toprak. Çerçöp. Müstehcen söz. Maden içeren toprak.

Dissoluteness : Sefahat. Çapkınlık. Hovardalık. Uçarılık. Bozuk ahlaklılık.

Confusion : Kargaşa. Düzensizlik. Şaşkınlık. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Sersemlik. Birbirine karıştırma. Keşmekeş. Alavere. Utanma. Kafa karışıklığı.

Confusions : Kargaşa. Şaşkınlık. Karmaşa. Kafa karışıklığı. Karışıklık. Konfüzyon. Utanma. Karıştırma. Sersemlik.

Corruption synonyms : antinomianism, subornation, perishability, rot, backhander, debauchment, debauchery, bad lot, corruptions, disturbance, breaches, bastardization, complot, corruptibility, palm grease, putrefaction, buckshee, dishonorableness, briberies, breakup, disrespectfulness, dark side, dishonourableness, defraudation, corruptness, incitation, amoralities, depravity, ignobility, breakdowns, criminal negligence, being impaired, illegalities.

Corruption zıt anlamlı kelimeler, Corruption kelime anlamı

Corrupt : Kötüleştirmek. Yiyici. Bozulmuş. Bozmak (dili). Bayağı. Yozlaşmış. Bozmak. Rüşvetçi. Yozlaştırmak. Doğru yoldan saptırmak.

Incorrupt : Onurlu. Ahlaken bozulmamış. Bozulması imkansız. Tertemiz. Masum. Namuslu. Mükemmel. İffetli. Ahlaklı. Katışıksız.

Incorruptness : Namusluluk.

Corruption antonyms : honesty, morality.

Corruption ingilizce tanımı, definition of Corruption

Corruption kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Deterioration. Decomposition or disorganization, in the process of putrefaction. The act of corrupting or making putrid, or state of being corrupt or putrid. Putrefaction.