Pyloric türkçesi Pyloric nedir

  • Omurgalılarda midenin onikiparmak bağırsağına açıldığı yer.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Pilora ait.
  • Pilorik.
  • Mide kapısı (ile ilgili).
  • Pilor.
  • Mide kapısıyla ilgili.

Pyloric ingilizcede ne demek, Pyloric nerede nasıl kullanılır?

Pyloric caeca : Kör kese. Pilorik çekum. Pilorik seka. Midenin, bağırsakla birleştiği pilor bölgesinde genellikle parmak biçiminde kapalı bir uçla son bulan, sindirime ve tür teşhisine yardımcı olan uzantılar, çekum, gastrik çekum, kör bağırsak, kör kese, pilorik çekum.

Pyloric caecum : Pilorik seka. Midenin, bağırsakla birleştiği pilor bölgesinde genellikle parmak biçiminde kapalı bir uçla son bulan uzantılar. Pilorik çekum.

Pyloric gland : Midenin pilor bölgesinde bulunan, çoğunluğu müsin salan müköz yüzey hücrelerinden oluşan bir bez. Pilorik bez.

Pyloric obstruction : Yabancı cisimler, pilorik sfinkter spazmı ve tümör gibi nedenlerle pilorisin kısmi veya tam tıkanması. Pilorik obstruksiyon.

Pyloric sphincter : Mideyle onikiparmak bağırsak arasında kuvvetli dairesel kaslardan oluşan ve bağırsak içeriğinin mideye geri gitmesini engelleyen büzgeç. Pilorik sfinkter.

Pyloric stenosis : Pilor stenozu. Midenin oniki parmak bağırsağına açıldığı deliğin doğuştan veya sonradan daralması, pilorik stenoz, pilorus stenoz, pilorostenozis. yeni sütten kesilmiş hayvanlarda kusma ve gelişim geriliğine neden olur. Pilorik stenoz. Pilor stenoz. Pilorus tıkanması. Pilorus daralması. Pilorusta daralma.

 

Antrum pyloricum : Midenin pars pylorica’sının boşluğu. Antrum pilorikum.

Pyloralgia : Piloralji. Pilorusun ağrılı spazmı.

Pyloroplasty : Piloroplasti. Pilorustaki bozukluğun ameliyatla düzeltilmesi. Mide kapısı onarımı.

Pyloromyotomy : Piloromiyotomi. Pilorusun ameliyatla açılması. Pitoromiyotomi.

İngilizce Pyloric Türkçe anlamı, Pyloric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pyloric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Pyloric synonyms : abductor muscle, a cell, a site, abiotic factor, pylorus, pylori, abramis zone, abiotic environment.

Pyloric ingilizce tanımı, definition of Pyloric

Pyloric kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the pyloric end of the stomach. Of, pertaining to, or in the region of, the pylorus.