Quantity quota türkçesi Quantity quota nedir

  • Belirli bir tarımsal ürünün üretim miktarının çiftçi veya ülke düzeyinde sınırlandırılması. krş. global miktar kotalaması, bireysel miktar kotalaması.
  • Miktar kotalaması.
  • İktisat alanında kullanılır.

Quantity quota ingilizcede ne demek, Quantity quota nerede nasıl kullanılır?

Quantity : Kemiyet. Nicellik. Nesnelerin sayılabilir ya da bir sayı dizgesiyle gösterilebilir özelliği, bk. nitellik. Azlık çokluk. Nesneler ve olaylarla ilgili ölçülebilir özellikler, anlamdaş tutar. Nicelik. Fizik, gramer, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kelimedeki seslerin veya hecelerin boğumlanma süresindeki uzunluk veya kısalık; bir fonem veya fonem grubunun telaffuz süresi, adem "yokluk" / adem "insan"; alem "bayrak" / alem "dünya", cihan "evren"; tt. yok / tkm. ybok vb. || kelimelerin belirttiği canlıları, nesneleri ve kavramları miktar yönünden değerlendirmeye dayanan gramer kategorisi. Bolluk. Sayı.

Quota : Belirli sayı. Paylı örneklemede, belli ayrıtların, anaevren içindeki oransal ağırlıklarına göre örnek evrende bu ayrıtlar için ayrılan saptanılar dan her biri. Göçmen kontenjanı (amerikan ingilizcesi). Hükümet tarafından dışalımı veya dışsatımı yapılacak malın fiziki miktarına veya değerine ya da yurtiçinde genellikle tarımsal ürünlerin ekim alanına veya ürün miktarına getirilen kısıt. Pay. Oynatım saptancası. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kontenjan. Bazı ülkelerde, sinemaların belirli bir süre içinde oynatmaları zorunlu olan yerli filmlerin yabancı filmlere oranı. Hisse.

 

Global quantity quota : Belirli bir tarımsal ürün üretim miktarının ülke düzeyinde sınırlandırılması. krş. global kota 2, global alan kotalaması. Global miktar kotalaması.

Individual quantity quota : Her bir çiftçinin belirli bir üründen üreteceği ençok miktarın belirlenmesi. krş. bireysel kota, bireysel alan kotalaması. Bireysel miktar kotalaması.

Quantity buyer : Toptancı.

Quantity cartel : Azel piyasasındaki işletmelerin, hukuki varlıklarını korumaları koşuluyla, belirli bir miktarın üzerinde mal sunmama konusunda yazılı ya da sözlü olarak örtük biçimde anlaşmaları. krş. bölge karteli, faiz karteli, fiyat karteli, kartel. Miktar karteli.

İngilizce Quantity quota Türkçe anlamı, Quantity quota eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quantity quota ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Quantity quota synonyms : a change in individual demand, a shift in supply, a shift in demand, a type mutual funds, ability rent, ability to pay approach.