Quota türkçesi Quota nedir
- Hükümet tarafından dışalımı veya dışsatımı yapılacak malın fiziki miktarına veya değerine ya da yurtiçinde genellikle tarımsal ürünlerin ekim alanına veya ürün miktarına getirilen kısıt.
- Kontenjan.
- Oynatım saptancası.
- Belirli sayı.
- Bazı ülkelerde, sinemaların belirli bir süre içinde oynatmaları zorunlu olan yerli filmlerin yabancı filmlere oranı.
- Hisse.
- Göçmen kontenjanı (amerikan ingilizcesi).
- Pay.
- Kota.
- Paylı örneklemede, belli ayrıtların, anaevren içindeki oransal ağırlıklarına göre örnek evrende bu ayrıtlar için ayrılan saptanılar dan her biri.
- Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Quota ile ilgili cümleler
English: I like to translate quotations.
Turkish: Alıntıları çevirmeyi severim.
English: Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
Turkish: Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.
English: "Love your neighbour as yourself" is a quotation from the Bible.
Turkish: "Komşunu kendin gibi sev" cümlesi İncil'den bir alıntıdır.
English: The following passage is a quotation from a well-known fable.
Turkish: Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.
English: We need a firm quotation by Monday.
Turkish: Pazartesiye kadar bir firmanın fiyat teklifine ihtiyacımız var.
Quota ingilizcede ne demek, Quota nerede nasıl kullanılır?
Quota candidate : Kontenjan adayı.
Quota film : Oynatım saptancasına giren film. Saptanca filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Quota management : Kota yönetimi.
Quota quickie : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çırpıştırma film. İngiltere'de 1927-39 arasında yürürlükte olan film saptanca yasasının gereklerini yerine getirmek amacıyla, çok kısa sürede, ucuza çevrilmiş, düşük nitelikteki film; daha sonra genellikle bu nitelikteki bütün filmleri anlatır olmuştur.
Quota restrictions : Kota kısıtlamaları.
Global field quota : Belirli bir tarımsal ürün toplam ekim alanının ülke düzeyinde sınırlandırılması. krş. global kota 2, global miktar kotalaması. Global alan kotalaması.
Quota sampling : Örneği oluşturacak birimlerde aranacak ayrıtlara, belli paylar ya da saptanılar ayıran ve bu saptanıların doldurulmasında seçiciyi özgür bırakan yargısal örnekleme. Pay örneklemesi. Kota örnekleme. Paylı örnekleme. İnceleme ve araştırma konusu olan topluluğun belli özelliklerini yansıtabilmek için, topluluğun içinde yalnız belli niteliklerde olan örneklerin alınmasını gerektiren araştırma yöntemi. Kota örneklemesi.
Annual quota : Yıllık kota. Her yıl izin verilen bir şeyin miktarı.
Electoral quota : Seçmen kotası.
Export quota : İhracat kotası.
İngilizce Quota Türkçe anlamı, Quota eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quota ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dole : Keder. Yoksulluk yardımı. (yoksullara para veya yiyecek) dağıtmak. İşsizlik parası. İşşizlik maaşı almak. Kısım. Yardım. Hüzün. İşsizlik yardımı.
Moieties : Bir fonksiyonel grubu veya parçası. Yarı. Yarım. Kısım. Parça. Bir molekülün. Yarı hisse.
Allocations : Tahsis. Ayırmalar. Pay ayırma. Dağıtma. Paylaştırma. Ödenek. Bölüştürme.
Kickback : Bahşiş. Seyirdim. Gayri resmi bir komisyon. Rüşvet. Geri tepme. Ters tepki. Komisyon. Avanta.
Allotment : Ödenek. Program tahsisleri. Pay etme. Bölüştürme. Parselleme. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Kiraya verilen küçük arazi. Arsa payı. Tahsisat.
Lesson : Paylama. Ders. İbret. Çimke. Azar.
Allowance : Hoşgörü. İskonto. Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim. Harçlık. Cep harçlığı. Avans (spor terimi). Handikap spor. Sağlanan para. Maaş.
Lotted : Yazgı. Grup. Parsel. Çekim yeri. Çok miktar. Talih. Taksim etmek. Bölüştürmek.
Apportionment : Bölüştürme. Dağıtım. Partaj. Tahsis. Paylaştırma. Bölüp dağıtma. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Sayışım dökümü.
Moral : Alınacak ders. Tinsel. Ahlak dersi. Törel. İçgüdü. Manevi. Kıssadan hisse. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Değer.
Quota synonyms : import barrier, divvy, cut, divvied, trade barrier, percent, kickbacks, moiety, apportionments, contribution, divvies, lotting, dividend, number, quotas, lot, part, allotments, divvying, holding, percentage, allocation, commons.
Quota ingilizce tanımı, definition of Quota
Quota kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A proportional part or share. The share or proportion assigned to each in a division.

Bu kısımda Quota kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quota ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quota anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quota ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.