Quizzes türkçesi Quizzes nedir

  • Bilgi yarışması.
  • İlginç tip.
  • Takılma.
  • Bilgi sınama.
  • Kısa sınav.
  • Şaka.
  • Test.
  • Alay.
  • Çok soru soran kimse.

Quizzes ingilizcede ne demek, Quizzes nerede nasıl kullanılır?

Quizzical : Gülünç. Alaycı. Tuhaf. Meraklı. Şakacı. Alaylı ve keyifli (gülüş veya bakış vb). Acayip. Çok soru soran. Eğlenceli. Muzip.

Quizzically : Sorgulayarak. Merakla. Alaycı bir şekilde. Meraklı meraklı.

Quizzing glass : Tek cam gözlük. Tek camlı gözlük.

Quiz master : Yarışma programı sunucusu. Yarışmada soru soran kimse.

Quiz program : Yarışma izlencesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ön elemeden geçirilerek seçilmiş yarışmacıların, soruları tek başlarına yanıtlandırmaları ya da başka yarışmacılarla karşılaşmalarına dayanan izlence. Yarışma programı. Bilgi yarışması.

Quizmaster : Yarışma izlencelerinde soruları soran, izlencenin düzenli yürümesini sağlayan kimse. Yarışma yöneticisi. Yarışma programı sunucusu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soruları soran kimse.

Geography quiz : Kısa coğrafya sınavı. Kısa coğrafya testi.

Quiz show : Radyo bilgi yarışması. Tv bilgi yarışması. Yarışma programı. Bilgi yarışması.

Quiz : Sorgu. Test. Yoklama. Alay. İlginç tip. Sorular sormak. Kısa sınav. Belli bir süre içinde uygulanan öğretim programıyla ilişkili olarak öğrencilerin ilerleme derecelerini ve başarılarını saptamak amacıyla ders öğretmenince yapılan, kalem ve kağıt kullanmaya dayalı küçük sınav. Çok soru sormak (birine). Eğlence.

 

Bible quiz winner : Yıllık olarak düzenlenen incil yarışmasını kazanan kimse (israil). İncil testi galibi.

İngilizce Quizzes Türkçe anlamı, Quizzes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quizzes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bantering : Şakalaşarak. Kızdırma. Şakacı. Şaka yapma. Şakalaşma.

Badinage : Takılma (argo terim). İstihza.

Fleering : İstihza. Alay etmek. Küçümsemek. Eğlenmek. Taklit etmek. Dalga geçmek. Alayla gülümsemek. Taşlamak. Eğlenme.

Funning : Oyunculuk. Eğlenmek. Keyif. Gırgır. Neşe. Eğlenme. Eğlence. Şaka etmek.

Original : Başlangıç. Kaynak. Organizatör. Esas. Orijinal. Özgün canlı. Bir şeyin ilk biçimi. Asıl.

Funned : Eğlence. Eğlenmek. Neşe. Şaka etmek. Gırgır. Keyif. Oyunculuk. Eğlenme.

Lark : Tarlakuşu. Eğlenmek. Takılmak. Muziplik yapmak. Eğlenme. Gırgır. Şey. Muziplik. Saçmalık.

Test : Bakmak. Sınama. Denetim. Kriter. Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muayene. Sınav. Deney. Denemek. Miyar.

Kooks : Sersem. Kafasız. Antika tip. Garip insan. Çılgın. Tuhaf tip. Aptal.

Joshes : Alay etmek. Takılmak. Dalgaya almak. Dalga geçmek. Şaka yapmak.

Quizzes synonyms : examiner, fleeted, josh, kidding, fleetest, inquirer, enquirer, fleet, specimens, originals, fleered, tests, bantered, questioner, corteges, chaff, crackpots, quiz, kook, querier, testings, facetiae, funnies, fleers, crackpot, banter, fleer, tester, examination papers, gink, hesitation, asker, chaffed.