Quiz türkçesi Quiz nedir

  • Takılma.
  • Sorular sormak.
  • Şaka.
  • Bilgi sınama.
  • Sorgu.
  • İlginç tip.
  • Yoklama.
  • Test.
  • Kısa sınav.
  • Yazılı yoklama.
  • Çok soru soran kimse.
  • Çok soru sormak (birine).
  • Belli bir süre içinde uygulanan öğretim programıyla ilişkili olarak öğrencilerin ilerleme derecelerini ve başarılarını saptamak amacıyla ders öğretmenince yapılan, kalem ve kağıt kullanmaya dayalı küçük sınav.
  • Alay.
  • Sınav yapmak.
  • Eğlence.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bilgi yarışması.
  • Küçük imtihan.
  • Sorgulamak.
  • Sorguya çekmek.

Quiz ile ilgili cümleler

English: We had a quiz today.
Turkish: Biz bugün bir sınav olduk.

English: We will have a math quiz tomorrow.
Turkish: Yarın matematik testimiz var.

English: What's your favorite quiz show on TV?
Turkish: Televizyonda favori bilgi yarışmanız nedir?

English: I studied all week for that quiz.
Turkish: O sınav için bütün hafta çalıştım.

English: We had a history quiz this morning.
Turkish: Bu sabah bir tarih sınavı olduk.

Quiz ingilizcede ne demek, Quiz nerede nasıl kullanılır?

Quiz master : Yarışmada soru soran kimse. Yarışma programı sunucusu.

Quiz program : Bir ön elemeden geçirilerek seçilmiş yarışmacıların, soruları tek başlarına yanıtlandırmaları ya da başka yarışmacılarla karşılaşmalarına dayanan izlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi yarışması. Yarışma izlencesi. Yarışma programı.

 

Quiz programme : Bilgi yarışması.

Quiz show : Radyo bilgi yarışması. Bilgi yarışması. Yarışma programı. Tv bilgi yarışması.

Bible quiz winner : İncil testi galibi. Yıllık olarak düzenlenen incil yarışmasını kazanan kimse (israil).

Quizzically : Merakla. Sorgulayarak. Meraklı meraklı. Alaycı bir şekilde.

Soliloquize : Kendi kendine konuşmak. Kendi kendine tekrarlamak. Monolog yapmak.

Quizzes : İlginç tip. Test. Takılma. Kısa sınav. Bilgi yarışması. Çok soru soran kimse. Alay. Şaka. Bilgi sınama.

Geography quiz : Kısa coğrafya sınavı. Kısa coğrafya testi.

Quizzing glass : Tek camlı gözlük. Tek cam gözlük.

İngilizce Quiz Türkçe anlamı, Quiz eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quiz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amusements : Temaşa. Zevk. Gülünçlük. Eğlenme. Komiklik. Gönül eğlence. Oyalanma.

Fleetest : Seyretmek. Fani. Donanma. Süratli. Yürük. Çabuk. Filo. Park. Çevik.

Hearings : Soruşturma. Savunma. Duruşma. Oturum. Ses erimi. Açıklama. Duyma. Görüşme. Söz hakkı.

Ginks : Garip adam.

Grill : Parmaklık. Sıkıştırmak. Izgarada pişirmek. Kızartmak. Üfleme ızgarası. Izgara yapmak. Odanın kirli havasının emildiği ağız. Izgara et. Kafes. Emme ızgarası.

Fleering : Eğlenmek. Taklit etmek. Alay etmek. Eğlenme. Dalga geçmek. Taşlamak. İstihza. Alayla gülümsemek. Küçümsemek.

Fleer : Küçümsemek. Taklit etmek. Eğlenme. Dalga geçmek. İstihza. Alayla gülümsemek. Eğlenmek. Alay etmek. Taşlamak.

Inspections : Muayene. Teftiş. Kontrol. Denetleme.

 

Fun : Şaka etmek. Eğlenmek. Zevk. Oyunculuk. Gırgır. Keyif. Neşe.

Query : Şüphesi olmak. Soru sormak. Kuşkulanmak. -den kuşku duymak. Sormak. Soru işareti koymak.

Quiz synonyms : pop quiz, mustered, specimen, quiz show, cross examination, crackpots, hearing, drew, abstract reasoning, bash, accustoming, bantered, trial run, bashes, kooks, fleered, querying, being attached, derisions, fleeted, inspection, inquisitions, binge, trials, gink, interrogative, chaffed, crackpot, tests, questioned, fingering, badinage, catechizes.

Quiz ingilizce tanımı, definition of Quiz

Quiz kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To conduct a quiz. [Bakınız: Quiz]. To make sport of, as by obscure questions. A ridiculous hoax. An enigma. To chaff or mock with pretended seriousness of discourse. A riddle or obscure question. To banter. To puzzle.