Radiolarian coze türkçesi Radiolarian coze nedir

  • Işınsılar çamuru.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Özellikle, ışınsalların iskeletlerinden bileşik derin deniz tortulu.

Radiolarian coze ingilizcede ne demek, Radiolarian coze nerede nasıl kullanılır?

Coze : Özellikle kavkı artıklarından bileşik, yumuşak derin deniz tortulu. Yumuşak derin deniz tortulu. Kısa ve dostça bir konuşmaya dalmak. Çöze. Sohbet. Derin deniz çamuru.

Radiolarians : Işınlılar. Bir hücrelilerin (protozoa), kök ayaklılar (rhizopoda) sınıfından, vücutları küre biçiminde ye iç kapsülleri bulunan, delikli olan kapsülün içi çekirdekli sitoplazmayı, dışı birçok koful kapsayan, denizlerde pelajik yaşayan, kontraktil kofulları bulunmayan, çoğunlukla silisten yapılmış bir iskeletleri olan, bir hücreli alglerle ortak yaşayan bir takım. Yalancıayaklarını devim örgeni olarak kullanan ve deniz yüzeyinde özgür yaşayan kökbacaklılar takımı.

Diatom coze : Özellikle diyatome kabuklarından bileşik, derin deniz tortulu. Diyatome çamuru.

İngilizce Radiolarian coze Türkçe anlamı, Radiolarian coze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radiolarian coze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien.

 

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Abyss : Varta. Hufre. Tamu. Dibi olmayan çukur. Abis. Boşluk. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Radiolarian coze synonyms : absolute age, acid fumarole, acrozone, adjacent rock, aggregats, after shock.