Railroad track türkçesi Railroad track nedir

Railroad track ile ilgili cümleler

English: Ali crosses the railroad tracks every morning on his way to work.
Turkish: Ali her sabah işe giderken demiryolu raylarını geçer.

English: We cross the railroad tracks every morning.
Turkish: Her sabah demir yolu hatlarını geçeriz.

English: He crosses the railroad tracks every morning.
Turkish: Her sabah tren hatlarını geçer.

English: I cross the railroad tracks every morning.
Turkish: Her sabah demir yolu hattını geçerim.

Railroad track ingilizcede ne demek, Railroad track nerede nasıl kullanılır?

Railroad : Demiryolu ile taşımak. Şimendifer. Hızla bir yasayı onaylamak. Demiryolu ile donatmak. Demiryollarında çalışmak. Meclisten hızla geçirmek. Mecbur etmek. Tren yolu. Zorlamak. Demiryolu.

Track : İzini takibetmek. Gevşek yüzeyli toprakta çalışan araçların, birbirine oynakla bağlı parçalardan oluşan, zincire benzer yürüyüş takımı. Patika. Ses titreşimlerinin optik ses yolu üzerindeki resmi. tv. bir televizyon yayınında sesi oluşturan im. Üstü taş, kum, kömür tozu, kiremit kırığı gibi bir karışımla ya da yapay bir özdekle (tartan gibi) sıkılaştırılıp koşular için özel olarak yapılmış 6-8 koşaklı yol. İzlemek (iz vb). Takip etmek. Perde yolu. İz. Bir dingil üzerindeki iki tekerleğin orta düzlemleri arasındaki uzaklık.

 

Railroad ballast : Kırmataş. Demiryolu balastı. Demiryolu kırmataşı.

Railroad bed : Demiryolu yatağı. Tren rayı yatağı.

Railroad bill of lading : Demiryolu konşimentosu.

Railroad car : Demiryolu aracı. Vagon.

İngilizce Railroad track Türkçe anlamı, Railroad track eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Railroad track ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Runners : Haberci. Yarışçı. Yarış atı. Ulak. Çığırtkan. Kaçakçı. Dağıtıcı. Atlet. Saban demiri.

Track : Takip etmek. Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Mıknatıslı kuşak, teker ya da davul gibi veri saklama ortamlarında veriyi oluşturan imlerin dizileceği öngörülen, kuşakta boylamasına, tekerde yüzeyi kapsayan eşmerkezli çemberler, davulda yüzeyi kapsayan ve eksen üzerinde merkezleri dizilen koşut çemberler biçiminde düşünülmesi gereken çizgi. Gevşek yüzeyli toprakta çalışan araçların, birbirine oynakla bağlı parçalardan oluşan, zincire benzer yürüyüş takımı. Keçiyolu. Dingil genişlği. Perde yolu. Parça. İzlerini takip etmek. Kaydırmayla elde edilmiş çekim.

Railler : Azarlamak. Sövüp saymak. Ray döşemek. Veryansın etmek. Hırlamak. Parmaklık. Demiryolu. Parmaklıkla çevirmek. Tırabzan.

Rail : Azarlamak. Demiryolu. Trabzan. Parmaklıkla çevirmek. Veryansın etmek. Sutavuğu. Parmaklık. Yoldemiri. Sövüp saymak. Korkuluk.

Runner : Ulak. Süren. Kızak demiri. Ayak işlerini yapan kimse. Çark. Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet. Yarışçı. Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Palanga ipi. Simsar.