Raspe türkçesi Raspe nedir

  • Bir soyadı.
  • Alman yazar.
  • Rudolph erich raspe (1737-1794).
  • Baron von munchausen hikayelerinin yazarı.

Raspe ile ilgili cümleler

English: He grasped the rope with two hands.
Turkish: İpi iki eliyle kavradı.

English: The drowning man grasped at the rope.
Turkish: Boğulan adam ipi yakaladı.

Raspe ingilizcede ne demek, Raspe nerede nasıl kullanılır?

Rasped : Törpülü. Eğelemek. Sinir etmek. Kızgın bir sesle söylemek. Kulak tırmalamak. Rencide etmek. Törpülemek. Sinirini bozmak. Yaralamak.

Rasper : Törpü. Raspa. Eğeleyici. Törpüleyici.

Raspers : Eğeleyici. Raspa. Törpüleyici. Törpü.

Acraspedote : Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması. Akraspedot.

Craspedote : Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum. Kraspedot.

Intraspecific : Türiçi. İntraspesifik. Tür içi.

Grasper : Kapan veya zorla alan kimse. Kavrayıcı. Kavrayan kimse. Açgözlü kimse.

Grasped : Bir konuyu kavramak. Tutmak. Kavrama. -i kavramak. Yakalamak. Sıkı sıkı tutmak. -in usulünü öğrenmek. Kapılmış olan. Kavramak. Anlamak.

Raspberry : Ahududu. Ağaççileği. Gülgiller (rosaceae) familyasından, 100 cm kadar boylanabilen, beyaz çiçekli, dikenli gövdeli, tüylü ve kırmızı renkli meyveleri olan, meyveleri taze yenen ya da reçeli yapılan çok yıllık, çalı şeklindeki bir bitki. moruh, totuk. Ağaç çileği. Ağız şapırdatma. Frambuaz.

 

Graspers : Kavrayıcı. Kapan veya zorla alan kimse. Açgözlü kimse. Kavrayan kimse.

İngilizce Raspe Türkçe anlamı, Raspe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raspe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attack : Tecavüz etmek. Yakalanmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Girişmek. Dil uzatmak. Saldırı. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Hamle yapmak. Uğraşmak. Üstüne varmak.

Outrage : Nefret. Çok öfkelendirmek. Nefretini uyandırmak. Büyük öfke. Kötü davranmak. Yasadışı hareket. Rezalet. Hakların açıkça çiğnenmesi. Tecavüz. Hakaret.

Ade : Amerikan mizahçı ve oyun yazarı. George ade (1866-1944).

Assault : Atak. Saldırı. Aniden ve vahşice saldırmak. Tartaklamak. Üstüne varmak. Taarruz etmek. Saldırmak. Tecavüz etmek. Tecavüz. Ani saldırı.

Dishonour : Onursuzluk. Biabır etmek. Şerefini beş paralık etmek. Namusunu kirletmek. Onursuzluk etmek. İki paralık etmek. Leke sürmek. Şerefini sarsmak. Kepaze etmek. Rezil etmek.

Utterance : Sözce. İfade.

Set on : Kışkırtmak. Cesaretlendirmek. Açmak. Görevlendirmek. Üstüne salmak. Saldırmak. Teşvik etmek. Saldırtmak. Saldırtmak (köpek vb.). Üzerine koymak.

Abu : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asya yayın birliği. Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik.

 

Adalbert : (956-997) prag piskoposu. Bir erkek adı. (1000-1072) alman başpiskopos. Kuzeybatı almanya'daki breneb eyaletinin başkenti.

Raspe synonyms : gang rape, abou hatzira, zweig, assail, violate, abegg, adamson, ravish, addison, abaya, abravanel, vocalization, abderhalden, abidal, abbott, abdel, abernathy, dishonor, rasping, abramovitch, abargil.

Raspe zıt anlamlı kelimeler, Raspe kelime anlamı

Euphonious : Hoş sesli. Ahenkli. Sesi kulağa hoş gelen.

Raise : Büyütmek. Yukarı kaldırmak. Toplamak. Kabartı. Konusunu açmak. Kaldırmak (yukarı). Yokuş. İnşa etmek. Çıkıntı.