Grasper türkçesi Grasper nedir

  • Kapan veya zorla alan kimse.
  • Açgözlü kimse.
  • Kavrayan kimse.
  • Kavrayıcı.

Grasper ingilizcede ne demek, Grasper nerede nasıl kullanılır?

Graspers : Açgözlü kimse. Kavrayıcı. Kavrayan kimse. Kapan veya zorla alan kimse.

Grasped : -i kavramak. Kapılmış olan. Tutmak. -in usulünü öğrenmek. Yakalamak. Kavrama. Kavramak. Anlamak. Kavranmış olan. Sıkı sıkı tutmak.

Grasp at : Tutmaya çalışmak. -e uzanmak. Kapmaya çalışmak. Uzanmak. Ümit bağlamak. Seve seve kabul etmek. Atlamak.

Grasp at a straw : Yılana sarılmak. Denize düşen yılana sarılır. Kendini kurtarmak için her şeyi yapmak.

Grasp at straws : Her çareye başvurmak. Her yolu denemek. Uçan kuştan medet ummak. Her yola başvurmak.

Beyond his grasp : Onu kapasitesinin ötesinde. Onun anlayışının üstünde. Onun için kavranılamaz nitelikte. Onun ötesinde. Onu aşar.

Grasping : Haris. Kavrama. Doymak bilmez. Tamahkar. Açgözlü. Doyumsuz. Gözü aç. Aç gözlü. Gözü doymaz.

Within the grasp of : Yetkisi dahilinde. Gücü dahilinde.

Grasp : -in usulünü öğrenmek. Yakalama. Sıkı sıkı tutma. Elin yetişebileceği mesafe. Kavrayış. Bir konuyu kavramak. Kavramak. Kapma. Anlamak. Anlayış.

Combined grasp : Karışık kavrama. Asılma aracını, biri tersten, öteki yüzden ellerle kavrama.

İngilizce Grasper Türkçe anlamı, Grasper eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Grasper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hang : Kaplamak (duvar kağıdı). Bağlanmak. Asılmak. İpe çekmek. Sallandırmak. Asılı durmak. Sarkıtmak. Asılı olmak. Adam asmak. Eğmek (başını).

Digest : Sindirilmek. Besinleri sindirmek. Sindirmek. Öğütmek. Hazmolmak. Düzenlemek. Katlanmak. Kafada şekillendirmek. Parçalanmak. Özet.

Tumble : Perende atmak. Bozmak. Tepetaklak olmak. Karışıklık. Örselemek. Dağıtmak. Karıştırmak. Düşmek. Yıkılmak. Yuvarlanmak.

Apprehend : Anlamak. İdrak etmek. Korkmak. Yakalamak. Tevkif etmek. Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Kavramak. Tutuklamak.

Compass : Çevrelemek. Pusula. Başarmak. Erim. Kavramak. Çevirmek. Anlamak. Alan. Kapsamak.

Catch on : Kavramak. Sevilmek. Moda olmak. Popüler olmak. Anlamak. Farkına varmak. Ünlü olmak. Gözde olmak. Tutulmak. Kapmak.

Vulture : Tavşancıl. Vultür. Ötleği. Akbaba. Kerkenez.

Savvy : Kavrayış. Kafa. Ustalık. Bilgili ve sezgili. İdrak etmek. Anlayış. Kavramak. Bir konuyu kavramak. Çakmak. Anlamak.

Get onto : Bulmak. Bağlantı kurmak. Konuşmak. İdrak etmek. Bir konuyu kavramak. Anlamak.

Grabbers : Yağmacı. Yükleme için kepçe benzeri taşıma aracı. Müşteriyi cezbeden reklam teşhir materyali. Açgözlü. Gaspçı.

Grasper synonyms : grok, take hold, vultures, hold, hold on, comprehend, graspers, receptive, get the picture, gormands, cotton on, latch on, understand, get it, cling, figure, mandrel, clasp, grabber, get wise, dig, intuit, twig.

Grasper zıt anlamlı kelimeler, Grasper kelime anlamı

Unclasp : Açmak (toka). Açmak (tokayı). Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el).

Grasper antonyms : let go of.

Grasper ingilizce tanımı, definition of Grasper

Grasper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who grasps or seizes. One who catches or holds.