Compass türkçesi Compass nedir
- Bir konuyu kavramak.
- Erim.
- Çevrelemek.
- Gizli plan kurmak.
- Başarmak.
- Alan.
- Pusula.
- Sınır.
- Sarmak.
- Fizik alanında kullanılır.
- Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi.
- Kapsam.
- Pergel.
- Menzil.
- Çevirmek.
- Kuşatmak.
- Yayçizer.
- Anlamak.
- Çember çizmekte kullanılan aygıt.
- Çevre.
- Kavramak.
- Kapsamak.
Compass ile ilgili cümleler
English: Ali is very compassionate.
Turkish: Ali çok şefkatli.
English: Ali always carries a map and compass in his bag.
Turkish: Ali her zaman çantasında bir harita ve pusula taşır.
English: Ali is compassionate.
Turkish: Ali şefkatlidir.
English: The compass points to the north.
Turkish: Pusula kuzeyi gösterir.
English: A society without religion is like a ship without a compass.
Turkish: Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.
Compass ingilizcede ne demek, Compass nerede nasıl kullanılır?
Compass bearing : Pusula kerterizi. Pusula yönü.
Compass brick : Dairesel duvar tuğlası. Kemer tuğlası.
Compass card : Rüzgar gülü. Pusula kartı. Gemici pusulası ibresine ekli olan yön gösteren derecelerin işaretlenmiş olduğu daire biçimindeki kart.
Compass error : Pusulanın hatalı çalışmasının neden olduğu manyetik kuzey tam yönü ile ilgili hatalı yönlendirme. Pusula hatası.
Compass needle : Pusula ibresi. Pusula iğnesi. Pusuta iğnesi.
Beyond the compass : Limitlerin ötesinde. Sınırları aşan. Sınırların dışında. Pusulanın ötesinde. Sınırların ötesinde.
Compass window : Yuvarlak kemerli pencere. Kemerli veya kavisli pencere.
Compass saw : Delik testeresi. Dar ağızlı testere. Oyma testeresi. Kıl testere.
Compass route : Pusulayla gidilen rota.
Bow compass : Kavis kompası. Kavis kumpası. Çekit pergeli.
İngilizce Compass Türkçe anlamı, Compass eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be crowned with success : Başarılı olmak. Başarıyla taçlandırılmak.
Apply to : Pratik veya özel kullanım için uygulamak (örneğin, bilgi, yasalar, düzenlemeler). Müracaat etmek. Başvurmak. -i içermek. İçermek. Uygulanacağı yer. Üstesinden gelmek. Geçerli olmak. -e hitap etmek.
Accepts : Üstlenmek. Onaylamak. Almak. Kabul etmek. Hazmetmek. Katlanmak. Kabullenmek.
Brood : Kuş yavruları. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kuluçka. Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Kara kara düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Derin derin düşünmek.
Bandages : Bandajlamak. Bağlamak.
Arrived : Doğmak. Gelmek. Varmak. Gelip çatmak. Ulaşmak. Ulaşmış. Vardı. Alma tarihi. Başarı kazanmak.
Aerodrome : Ayrodrom. Havaalanı. Havalimanı. Küçük tenekalanı. Uçuş iniş pisti. Havaalanı için kullanılan eski bir terim. Küçük havaalanı. Hangar. Uçak iniş pisti.
Accomplishes : Yerine getirmek. Becermek. Üstesinden gelmek. Sonunu getirmek. Bitirmek. Başarılı olarak tamamlamak. Başarı elde etmek. Tamamlamak. Almak (yol, zaman).
Apprehends : Korkmak. Tutuklamak. Tevkif etmek. Korkuyla beklemek. Yakalamak. İdrak etmek. Endişe etmek.
Shot : Demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, içi dolu, yüzeyi düz, yuvar biçiminde atma aracı. ağırlığı, erkeklerde 7. 257 kg., bayanlarda 4 kg. dır. Aşı. Vuruş. Şut. Eskimiş. Girişim. Eski. Şanjan. Mermi. Atım.
Compass synonyms : approximate range, internationality, navigational instrument, a pair of compasses, besets, get it, blockaded, get wise, butting, horizon, bounds, achieving, achieved, abnormal reflection, circumference, bourne, content, cotton on, appreciate, shots, bite, areas, expanse, comprises, circus, savvied, view, apperceive, accept, latch on, arena, billet, compasses.
Compass zıt anlamlı kelimeler, Compass kelime anlamı
Incapability : Elinden gelmeme. Yeteneksizlik. Acizlik. Güçsüzlük. Kabiliyetsizlik. Yetersizlik. Kudretsizlik.
Compass ingilizce tanımı, definition of Compass
Compass kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Circuit. To make the circuit of. To go about or entirely round. A passing round. Circuitous course.

Bu kısımda Compass kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compass ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compass anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compass ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.