Grasp türkçesi Grasp nedir

  • Yakalamak.
  • Anlamak.
  • Yakalama.
  • Bir konuyu kavramak.
  • -i kavramak.
  • Elin yetişebileceği mesafe.
  • Anlayış.
  • Kapma.
  • Kapmak.
  • Sıkı sıkı tutmak.
  • Kavrayış.
  • Tutmak.
  • Anlama.
  • Sıkı sıkı tutma.
  • -in usulünü öğrenmek.
  • Kavrama.
  • Kavramak.

Grasp ile ilgili cümleler

English: He has a good grasp of English.
Turkish: O, İngilizceyi iyi kavrıyor.

English: Ali has a good grasp of French.
Turkish: Ali Fransızcayı iyi kavrıyor.

English: I was able to grasp the main points of the speech.
Turkish: Konuşmanın ana hatlarını kavrayabildim.

English: I never know what to say to people who have absolutely no grasp of the basic facts and are too ignorant to realise it.
Turkish: En temel gerçekleri bile kavrayamayan ve bunu farkedemeyecek kadar cahil insanlara hiçbir zaman ne diyeceğimi bilmiyorum.

English: He tried to grasp the rail.
Turkish: O, demiryolunu kavramaya çalıştı.

Grasp ingilizcede ne demek, Grasp nerede nasıl kullanılır?

Grasp at : Tutmaya çalışmak. Atlamak. -e uzanmak. Kapmaya çalışmak. Ümit bağlamak. Uzanmak. Seve seve kabul etmek.

Grasp at a straw : Yılana sarılmak. Denize düşen yılana sarılır. Kendini kurtarmak için her şeyi yapmak.

Grasp at straws : Her yolu denemek. Uçan kuştan medet ummak. Her çareye başvurmak. Her yola başvurmak.

Grasp the nettle : Soruna müdahale etmek. Zor bir probleme çözüm yolu bulmak. Zor durumlarla mücadele etmek. Sorunlarla yüzleşmek. Zorluklara göğüs germek.

 

Have a good grasp of : -i iyi kavramak. İyice vakıf olmak.

Grasper : Açgözlü kimse. Kapan veya zorla alan kimse. Kavrayıcı. Kavrayan kimse.

Graspable : Kavranabilir. Makul. Anlaşılabilir. Kapılabilir.

Within the grasp of : Yetkisi dahilinde. Gücü dahilinde.

Combined grasp : Karışık kavrama. Asılma aracını, biri tersten, öteki yüzden ellerle kavrama.

Grasped : Kapılmış olan. Bir konuyu kavramak. Sıkı sıkı tutmak. Anlamak. -i kavramak. Yakalamak. -in usulünü öğrenmek. Kavranmış olan. Tutmak. Kavramak.

İngilizce Grasp Türkçe anlamı, Grasp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grasp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry off : Kolayca yapmak. Kapıp kaçırmak. Öldürmek. Alıp götürmek. Kapıp götürmek. Ölüme neden olmak. Hakkından gelmek. Kazanmak. Ödül kazanmak.

Realization : Bir alacak hakkının doğması. Gerçekleştirme. Farkında olma. Tahakkuk. Gerçekleşme. Nakte çevirme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçeklik kazanma.

Hold : Kaldırmak. Devam etmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. El koymak. Karara bağlamak. Geçerli olmak. Sadık kalmak. Muhafaza etmek. Alıkoymak.

Abide by : Katlanmak. Sadık kalmak. Sözünde durmak. -e uymak. Bağlı kalmak. Dayanmak. (sözünü) tutmak. Razı olmak. Kararından dönmemek.

Apperceive : İdrak etmek.

Appreciate : Kıymetini bilmek. Takdir etmek. Beğenmek. Fiyatını yükseltmek. Değer vermek. Minnettar olmak. Zevk almak. Değerlenmek. Takdirle karşılamak.

 

Absorb : Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Emmek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Devralmak. Soğurmak. Absorbe. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı).

Book up : Ayırmak. Rezerve etmek.

Capture : Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Almak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Esir almak. Özelliğini yitirmeden korumak. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Ganimet. Zaptetmek. Ganimet almak.

Discernment : Akıl. Seçerlik. Muhakeme. İdrak. Basiret. Nesneleri, özellikleri birbirinden ayırabilme ya da aralarında ayrım gözetebilme yeteneği. Farketme. Görüş. Ayırma yetisi. Sezgi.

Grasp synonyms : grok, clutched, enmeshments, insight, appreciations, intuit, arrest, composition, cotton on, catches, fasten on, twig, river capture, grab, take hold, horizon, entrapping, ascertains, figure, apperception, apprehends, entoiling, become familiar with, knowingness, hold on, appreciation, savvied, get onto, comprehend, clutch coupling, comprehension, hang, compassing.

Grasp zıt anlamlı kelimeler, Grasp kelime anlamı

Unclasp : Açmak (tokayı). Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el). Açmak (toka).

Incapability : Kabiliyetsizlik. Yeteneksizlik. Yetersizlik. Acizlik. Elinden gelmeme. Kudretsizlik. Güçsüzlük.

Grasp antonyms : let go of.

Grasp ingilizce tanımı, definition of Grasp

Grasp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A seizure by embrace, or infolding in the arms. To strive. To clutch. A gripe or seizure of the hand. To effect a grasp. To catch to take possession of. To seize and hold by clasping or embracing with the fingers or arms. To struggle. To make the motion of grasping.