Tumble türkçesi Tumble nedir

  • Altüst etmek.
  • Bozmak.
  • Çakozlamak.
  • Yıkılmak.
  • Devrilmek.
  • Jetonu düşmek.
  • Karışıklık.
  • Örselemek.
  • Yuvarlanmak.
  • Karıştırmak.
  • Tepetaklak olmak.
  • Dönmek.
  • Düşme.
  • Takla.
  • Çakmak.
  • Düşmek.
  • Takla atmak.
  • Yere yuvarlanmak.
  • Kargaşa.
  • Perende atmak.
  • Anlamak.
  • Düşürmek.
  • Dağıtmak.
  • Uyanmak.

Tumble ile ilgili cümleler

English: The flood waters tumbled my house into the river.
Turkish: Sel suları evimi nehre yuvarladı.

English: He tumbled down the stairs.
Turkish: O, merdivenlerden yuvarlandı.

English: The child tumbled down the stairs.
Turkish: Çocuk merdivenlerden aşağıya yuvarlandı.

English: I saw a girl tumble and ran to her in spite of myself.
Turkish: Bir kızın yuvarlandığını gördüm ve elimde olmadan ona doğru koştum.

English: The stock market tumbled.
Turkish: Borsa düştü.

Tumble ingilizcede ne demek, Tumble nerede nasıl kullanılır?

Tumble about : Yuvarlanmak.

Tumble down : Yere yığılmak. Düşmek. Yere yuvarlanmak. Yıkılmak. Devrilmek. Düşürmek. Yuvarlanmak.

Tumble down over : Takla atmak. Üzerine yıkılmak.

Tumble drier : Kurutma makinesi (dönen). Çamaşır kurutma makinesi. Tamburlu kurutucu.

Tumble dry : Tambur kurutma. Tamburlu kurutma.

Give somebody a tumble : Şaşırtmak. Hayrete düşürmek.

Tumble home : İçe voltalı.

Tumble into bed : Yatağa dalmak. Kendini yatağa atmak.

 

Tumble over : Yuvarlanıp düşmek.

Tumble dryer : Çamaşır kurutma makinesi. Çamaşırları hızlı şekilde kurutmak için kullanılan elektrikli alet. Tamburlu kurutucu. Elbise kurutucu. Çamaşır kurutucusu. Tambur kurutucu.

İngilizce Tumble Türkçe anlamı, Tumble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tumble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roll over : Daha uzun vadeli bir işleme dönüştürmek. Uyum sağlamak. Baş veya boyun eğmek. Pes etmek. Çevirmek. Teslim olmak. Mahkum arkadaşını satmak.

Bollixing : Berbat etmek. Saçmalık. İçine etmek. Saçma. Batırmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Perişan etmek. Yok etmek.

Latch on : Yeni fikirler bulmak. Esir almak (birini bunaltmak vb). İdrak etmek. Bir konuyu kavramak. Yeni fikirler benimsemek. Karşısındakinin ne dediğini (sonunda) anlamak.

Abolish : Lağvetmek. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak. İptal etmek. Feshetmek. Hükümsüz kılmak. Yürürlükten kaldırmak. İlga etmek. Durdurmak.

Caved : Pes etmek. Açmak. Batmak. Boyun eğmek. Oymak. Çökmek. Kazmak. Partiden kopmak.

Tumbling : Tamburlama. Yuvarlanma. Cambazlık. Devrilme. Taklak.

Come down in the world : Feleğin sillesini yemek. Gerilemek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Durumu bozulmak. Attan inip eşeğe binmek. Yoksullaşmak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak.

Buffet : Dövmek. Yumruk atmak. Mücadele etmek. Büfe. Tokat atmak. Tokatlamak. Yumruklamak. Vurmak. Sarsmak.

Amalgamated : Cıva ile karıştırmak. Birleştirmek. Cıvayla karıştırılmış. Karışmak. Birleşmek.

 

Admixed : Beton katkı. Katıp karıştırmak. Harç katkı. Katmak.

Tumble synonyms : deflates, decline, deflated, trundled, appreciate, be ruined, capsize, drive, topple over, babels, crumbles, deduct, agitates, crumples, rouse, apportion, bestrewed, overturned, affects, trundle, anarchies, bowled, degradation, crumble, appreciates, depolarise, condescends, awake, crashed, dropping, bedevils, bedlams, fail.

Tumble zıt anlamlı kelimeler, Tumble kelime anlamı

Rise : Artış. Yükseltmek. Artmak. Havalanmak. Yükseliş. Çıkmak. Görünmek. Zam. Açılmak. Doğmak (güneş).

Ascend : Ziyadeleşmek. Çıkmak. Artmak. Yükselmek. Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Tırmanmak. Ağmak.

Pull : Nefes çekmek. Fırt. Koparmak. Nüfuz. Çekiştirmek. Zorlu tırmanış. İltimas. Kalkmak (araba). Hareket etmek. Etki.

Tumble ingilizce tanımı, definition of Tumble

Tumble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to tumble books or papers. To precipitate. To throw one`s self about. Sometimes with over, about, etc. A fall. To roll or move in a rough, coarse, or unceremonious manner. To throw down or headlong. Act of tumbling, or rolling over. To turn over. As, a person on pain tumbles and tosses. To roll over, or to and fro. To turn or throw about, as for examination or search.