Roll over türkçesi Roll over nedir

  • Devrilmek.
  • Bir taraftan öbür tarafa yuvarlanmak.
  • Yuvarlanmak.
  • Mahkum arkadaşını satmak.
  • Daha uzun vadeli bir işleme dönüştürmek.
  • Uyum sağlamak.
  • Takla atmak.
  • Pes etmek.
  • Çevirmek.
  • Teslim olmak.
  • Baş veya boyun eğmek.

Roll over ingilizcede ne demek, Roll over nerede nasıl kullanılır?

Roll : Dalga dalga göndermek. Havada takla atmak. Dürmek. Rulo. Rulo ile boyamak. Tomar yapmak. Salınmak. Sallamak. Şakımak. Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması.

Over : Bitmiş. Devirmek. Fazla. Üzerine. Yukarıya. Yukarıda. Üstüne. Üzerinden. Sona ermiş. Aşkın.

Roll over credit : Döner kredi. Faiz oranı para pazarındaki faiz oranına göre ayarlanan orta ve uzun vadeli kredi.

Roll back : Düşürmek. Tesirsiz hale getirme. Değişiklikleri kaldırmak. Aşağı çekmek (fiyat). Düşman savunmasını zayıflatma. Daha düşük bir fiyat tespit etme. Tutarı geriye çekme. Ucuzlatmak.

Roll call : Verilmiş bir ders, işlenmiş bir konu ya da tamamlanmış bir ünite ile ilişkili olarak öğrencilerin başarı durumlarını anlamak için ders öğretmenince yapılan kısa süreli, küçük sınav. bk. sözlü yoklama, yazılı yoklama. öğrencilerin derste (derslikte, işlikte, uygulamada) bulunup bulunmadıklarını anlamak için yapılan araştırma. İsmen sayma. Yoklama. Askerlik yoklaması. Öğrenci yoklaması. Yoklama alma. İsim yoklaması. Asker yoklaması.

 

Roll in : Belleğe getirmek. Yatağa girmek. Kıvrılıp yatmak. Tortop olmak. Oluk gibi akmak. İçinde yüzmek. Yığınla gelmek. Yağmak. Çok para tutmak (pahalı vb).

İngilizce Roll over Türkçe anlamı, Roll over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roll over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annuls : Feshetmek. Yürürlükten kaldırmak. Sözleşme vb'ni bozmak. Fesh etmek. Bozmak. Kaldırmak. İptal etmek. İlga etmek. Hükümsüz kılmak.

Capitulates : Taahhüt etmek. Silahları bırakmak. Taviz vermek. Anlaşmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Bend : Katlamak. Dönemeç. Eğmek. Kıvrılmak. Eğilmek. Eğme. Boyun eğmek. Bükme. Viraj.

Annuller : Sözleşme vb'ni bozmak. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. Feshetmek. Fesh etmek. Bozmak. Kaldırmak. Fesheden kimse. İptal etmek.

Accommodate oneself : Boyun eğmek. Alışmak. Koşullara uymak. Kendini çevreye uydurmak. Uymak. Ortama uymak.

Buckle under : Boyun eğmek.

Trundles : Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. Gelmek (tekerlekli taşıt). Gitmek (tekerlekli taşıt). Yuvarlama. Yuvarlamak. Ufak tekerlek. Çekmek (tekerlekli taşıtı). İtmek (tekerlekli taşıtı). İterek sürmek (tekerlekli şey).

Capitulate : Taviz vermek. Silahları bırakmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak. Anlaşmak. Taahhüt etmek.

Knuckle down : Odaklanmak. Başlamak. İşe koyulmak. Girişmek. Sıkı çalışmak. Bir baltaya sap olmak. Boyun eğmek.

Be overthrown : İktidarından edilmek. Makamından edilmek. Tahtından edilmek. Koltuğundan edilmek. Alaşağı edilmek.

 

Roll over synonyms : assembles, accord, give up the struggle, assort with, revolve, trundle along, give up, knuckle under, tumbles, somersault, capitulating, resign oneself to, besiege, succumbed, tumbling, trundle, cave, tip over, birl, caved, turn a somersault, change to, change over, tumbled, capsizes, accorded, accommodate oneself to, relents, adapt oneself to, annul, tumble down over, give in, succumb.