Rebroadcast türkçesi Rebroadcast nedir

Rebroadcast ingilizcede ne demek, Rebroadcast nerede nasıl kullanılır?

Rebroadcasted : Tekrarlamak. Naklen yayınlamak. Yeniden yayımlamak. Tekrar yayınlamak. Tekrarlanan (radyo veya televizyon programı). Naklen yayın.

Rebroadcasting : Tekrarlamak. Tekrar yayınlamak. Aktarma. Yeniden yayımlama. Naklen yayınlamak.

Rebroadcasting station : Aktarma istasyonu.

Rebroadcasts : Tekrarlanan (radyo veya televizyon programı). Naklen yayın. Tekrar yayınlamak. Naklen yayınlamak. Yeniden yayımlamak. Tekrarlamak.

İngilizce Rebroadcast Türkçe anlamı, Rebroadcast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rebroadcast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revives : Canlandırmak. Diriltmek. Neşelendirmek. Yeniden canlandırmak. Tasfiye etmek (metalurji terimi). Uyanmak (duygu). İhya etmek. Yeniden sahnelemek. Uyandırmak (his). Yeniden hayata döndürmek.

Adapt : Adapte etmek. İntibak ettirmek. Uyum sağlamak. Uymakalıntı yapmak. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Uymak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Uydurmak. Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme.

 

Adapting : Alıştırma. Adapte etmek. Uyumlu hale getirme. Uydurmak. Uyarlamak. Uymakalıntı yapmak.

Iterating : Tekrar tekrar söylemek. Yinelemek.

Rebroadcasting : Aktarma. Yeniden yayımlama.

Duplicate : Aynısını yapmak. Çift yapmak. Belge ve yazıların ikinci tıpkıları. Çift. İkiye çıkarmak. Çoğaltım eşlemi. Suretini çıkarmak. Çift kopya çoğaltmak. Kopyası. Diğerinin aynısı.

Air : Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Melodi. Caka. Hafif rüzgar. Arya. Herkese söylemek. Yayına girmek. Esinti. Nağme. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.

Iterates : Yinelemek. Tekrar tekrar söylemek.

Relay : Yedek at. Bayrak sopasını aktarma alanında elden ele geçirme yoluyla, aşamalı olarak her atletçe bir bölümü koşulan takım yarışı. Yorulanın yerini alan grup. Bir denetim hareketini başka bir harekete değiştiren denetim aygıtı. örnek: düz hareketi ters harekete değiştirmek. Yerini almak. Yeniden sermek. Yerini alan kimse. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Yedek malzeme.

 

Get across : Anlatmak. Kızdırmak. Beğenilmek. Benimsenmek. Anlaşılmak. Zorlukla sıyrılmak. Birbirinin karşıtı olmak. Anlaşılmasına neden olmak. Açıklamak.

Rebroadcast synonyms : cites, endorses, attorn, go over, duplicates, reviving, broadcast, dittoing, send, affirms, iterated, ingeminate, revived, rerun, citing, live transmission, rebroadcasts, endorse, carry over, rerunning, affirm, hand on, reruns, adapts, attorning, change, extract, cite, do over, remote, dittos, relays, beam.