Rebuttals türkçesi Rebuttals nedir

  • Çürütme.
  • Yanlışlığını gösterme.
  • Aksini ispat etme.
  • Delillerle çürütme.
  • Yanlış olduğunu kanıtlama.
  • Mukabil kanıt.
  • Reddiye.
  • Cerh.
  • İddianın çürütülmesi.
  • Mukabil delil.

Rebuttals ingilizcede ne demek, Rebuttals nerede nasıl kullanılır?

Witness in rebuttal : Bir mahkemede karşı tarafın iddialarını yalanlayan şahit.

Rebuttal : Aksini ispat etme. Mukabil delil. Delillerle çürütme. Yanlış olduğunu kanıtlama. Mukabil kanıt. İddianın çürütülmesi. Reddiye. Çürütme. Cerh. Yanlışlığını gösterme.

Surrebuttal : Davacının üçüncü cevabına cevap yazısı. Davacının gönderdiği.

Rebuttable : Aksi ispat edilebilen. Aksi kanıtlanabilen.

Rebuttable presumption : Tahmini itfa. Aksi ispat edilene kadar hukuken geçerli öngörü. Aksi ispat edilebilir karine.

Rebuts : Aksini ispat etmek. Reddetmek. Aksini kanıtlamak. Çürütmek. Aksini ispatlamak. Tekzip etmek. Aksini göstermek. Boşa çıkarmak.

Rebut : Reddetmek. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Tekzip etmek. Yanlışlığını göstermek. Aksini kanıtlamak. Boşa çıkarmak. Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Çürütmek. Aksini göstermek.

Rebutter : Davalının ikinci cevap layihası. Mukabil kanıt. Mukabil delil. İddianın çürütülmesi. Karşılıklı delil. Davalının ikinci cevabı.

Rebutters : İddianın çürütülmesi. Mukabil delil. Davalının ikinci cevap layihası. Karşılıklı delil. Davalının ikinci cevabı. Mukabil kanıt.

 

Surrebut : Deliller sunmak.

İngilizce Rebuttals Türkçe anlamı, Rebuttals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rebuttals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refutation : Bir çıkarım ya da savın, bilinen belgeler yoluyla olgulara ve bilgilerimize uygun düşmediğini gösterme. Aksini ispatlama. Red. Tekzip. Yalanlama. Ret.

Refuting : Çürütmek. Yanlışlığını kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Reddetmek. Yalanlamak.

Defense : Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Davalı. Korunma. Sanık. Defans oyuncusu. Vikaye. Bkz.defence. Koruma. Savunu. Doğrulama.

Rebutter : Davalının ikinci cevap layihası. Karşılıklı delil. Davalının ikinci cevabı.

Confuting : Çürütmek. Aksini ispatlamak. Çürütme (bir fikri vb). Yalanlamak. Susturmak.

Defence : Davalı. Savunma. Saldırıya karşı koyma hareketi. Himaye. Doğrulama. Savunma silahları. Savu. Sanık. Müdafaa. Korunma.

Wounding : Yaralama. Acıtıcı. Yaralanma. Yaralanmış. Fiziksel zarar verme.

Corrosion : Suyun ya da çözeltilerin, kimyasal etkisiyle aşınma. Bozulma. Paslandırma. Çürüyüş. Korozyon. Yenim. Madenlerin havadaki ya da sudaki oksijenle tepkimeye girmeleri sonucu yüzeylerinde oluşan aşınma. Çürüme (pas veya kimyasal maddeden ileri gelen). Katı gereçler, özellikle metal alaşımların kimyasal ve elektrokimyasal tepkimelerle ya da fiziksel çözülme ile aşınması. Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık.

Confutation : Hayırla(n)ma. Yalanlama. Bk. değille(n)me. Tekzip.

Rebuttals synonyms : increpation, pleading, refutations, disaffirmation, rebuttal, disproof, confutations, disaffirmance, disproofs, rebutters.