Receivership türkçesi Receivership nedir

  • Tasfiye görevi.
  • Yedieminlik.
  • Tasfiye halinde bulunma.
  • Tasfiye halinde olma.
  • Davalı malların idaresi.

Receivership ingilizcede ne demek, Receivership nerede nasıl kullanılır?

Receiverships : Tasfiye halinde olma. Yedieminlik. Tasfiye halinde bulunma. Tasfiye görevi.

Receivers : Ahize. Alıcı. Yataklık eden. Toplama kabı (distilasyon). Tahsildarlar. Tahsildar (vergi, gümrük). Yediemin. Kabul eden kimse. İcra memuru.

Receiver exciter : Alıcı uyarıcı.

Receiver in bankruptcy : İflas durumundaki alıcı. İflas durumunda mahkemece atanan yediemin.

Receiver noise : Alıcı gürültüsü.

Receiver sensitivity : Alıcı hassasiyeti.

Receiver terminal : Alış uçbirimi. Alıcı.

Receiver operating characteristics : Karar vericinin etkinliği. Algılayıcı işletim eğrisi. Sezici işletim eğrisi.

Universal asynchronous receiver transmitter : Evrensel asenkron alıcı vericisi. Evrensel eş zamansız alıcı-verici. Evrensel eşzamansız alıcı-verici. Uart. Genelgeçer eşzamansız alıcı-verici. Bilgiyi seri bir akıma dönüştüren akım ve seri portlarda kullanılır.

Receiver transmitter : Alıcı verici.

İngilizce Receivership Türkçe anlamı, Receivership eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Receivership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Trusteeship : Mütevellilik. Vasilik. Mutemetlik. Vekillik.

Trusteeships : Mütevellilik. Mutemetlik. Vekillik. Vasilik.

State : Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Stres. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Saptamak. İfade etmek. Açıklamak. Devlet. Tantana. Vaziyet. Bilgi vermek.

Position : Pozisyon. Sav. Mevki. İş. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Yerini belirlemek. Konumlanmak. Hal. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Yerleştirmek.

Post : Bilgi vermek. Bildirmek. İlan yapıştırmak. Postalamak. Posta. Posta ile göndermek. Sonrası. Direk. Sonraki. Vazifelendirmek.

Billet : Kütük. Çelik çubuk. Pusula. Ödev. Konaklatmak (askeri terim). Baraka. Not. Kışla. Konak yeri. Konaklatmak.

Place : Statü. Ev. Yerleşim yeri. Yerleştirmek. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Mekan. Anımsamak. Kim olduğunu çıkarmak. Oturtmak.

Berth : Palamarla bağlamak. Demir yeri. Rıhtıma yanaşmak. Rıhtıma bağlamak. Yatacak yer bulmak. Görev. Yatak. Yatak yer vermek. Gemici ranzası. Limana girmek.

Situation : Görev. Mevki. Ekmek kapısı. Konum. Yer. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Vazife. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Durum.

Receivership synonyms : receiverships, office, spot.

Receivership ingilizce tanımı, definition of Receivership

Receivership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or office of a receiver.