Receptionist türkçesi Receptionist nedir

  • Resepiyonda çalışan kimse.
  • Resepsiyon memuru.
  • Resepsiyon görevlisi.
  • Resepsiyoncu.
  • Danışma görevlisi.
  • Resepsiyonist.
  • Karşılama görevlisi.
  • Resepsiyoner.

Receptionist ile ilgili cümleler

English: The hotel is looking for a new head receptionist.
Turkish: Otel yeni bir baş resepsiyonist arıyor.

English: The receptionist at the hotel was surly and not at all friendly.
Turkish: Oteldeki resepsiyonist asık suratlıydı ve hiç de arkadaş canlısı değildi.

English: I work part-time as a receptionist at a dentist's office.
Turkish: Bir dişçide resepsiyonist olarak yarı zamanlı çalışıyorum.

English: Some companies have guards at the front desk instead of receptionists.
Turkish: Bazı şirketlerin resepsiyonda resepsiyonist yerine korumaları var.

English: Ali stood at the counter, talking to the receptionist.
Turkish: Ali kontuarda durdu, resepsiyonistle konuşuyordu.

Receptionist ingilizcede ne demek, Receptionist nerede nasıl kullanılır?

Receptionists : Karşılama görevlisi. Resepsiyoner. Resepsiyonist. Resepsiyonistler.

Reception center : Kabul merkezi.

Reception centre : Celp ve sevk merkezi. Karşılama merkezi. Askerlik şubesi.

Reception desk : Resepsiyon. Resepsiyon deski.

Reception hall : Resepsiyon salonu.

Ceremonious reception : Resmi karşılama. Görkemli karşılama. Şeref verici karşılama.

 

Reception room : Kabul odası. Kabul salonu. Misafir kabul edilebilen oda veya salon (mutfak, banyo ve yatak odası dışındaki). Bekleme odası. Misafir odası.

Ball reception : Yayını çekme (televizyon terimi).

Bassin of reception : Toplama bölgesi. Bir selin ya da kol akarsuyun en üst bölümünde, yağmur sularının toplandığı, üç yanından kapalı huni biçimli çukurluk, bk. akıntı yolu, birikinti yelpazesi.

Cordial reception : Dostça selamlama. Sıcak karşılama. İçten kabul.

İngilizce Receptionist Türkçe anlamı, Receptionist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Receptionist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Receptionists : Resepsiyonistler.

Clerk : Memur olarak çalışmak. Katiplik etmek. Katiplik yapmak. Tezgahtar. Yazıcı. Yazmanlık yapmak. Yazmak. Müdür (ingiliz ingilizcesi). Yazman.

Clerks : Yazman. Yazmanlar. Katip. Tezgahtar. Müdür (ingiliz ingilizcesi). Katipler. Yazıcı. Şef (ingiliz ingilizcesi).

Bell boy : Oda hizmetçisi. Konakçı garsonu.

Secretary : Yazı masası. Katip. Yazıcı. Katibe. Bakan. Sekreter. İcra dairesi başkanı. Yazman.

Receptionist synonyms : secretarial assistant, desk clerk.