Secretary türkçesi Secretary nedir
- Yazı masası.
- Sekreter.
- Yazman.
- Bakan.
- Katibe.
- İcra dairesi başkanı.
- Yazıcı.
- Katip.
Secretary ile ilgili cümleler
English: He had his secretary translate the letter into English.
Turkish: O, sekreterine mektubu İngilizceye çevirtti.
English: He had his secretary make another copy.
Turkish: Sekreterine bir kopya daha yaptırdı.
English: Dr. Georges's secretary is Japanese.
Turkish: Dr. Georges'un sekreteri Japon.
English: Dr. George's secretary is Japanese.
Turkish: Dr. George'un sekreteri Japon'dur.
English: Before she retired, she worked as a secretary to a director of a research school at a university.
Turkish: O, emekli olmadan önce, bir üniversitede bir araştırma okulu müdürünün sekreteri olarak çalıştı.
Secretary ingilizcede ne demek, Secretary nerede nasıl kullanılır?
Secretary bird : Katip kuşu. Sekreter kuşu.
Secretary birds : Yılan akbabasıgiller. Katip kuşu. Sekreter kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (accipiters) alt takımından, kanatları, kuyrukları ve bacakları çok uzun, yılanlarla beslenen türleri olan bir familya.
Secretary general : Bm genel sekreteri. Genel sekreter.
Secretary general of the histadrut : Histadrut'a başkanlık eden kimse. Histadrut'un genel sekreteri.
Secretary general of the united nations : Birleşmiş milletler genel sekreteri. Birleşmiş milletler idari memurlarının başkanı.
Secretary of state for foreign affairs : Dışişleri bakanı.
Secretary of foreign affairs : Dışişleri bakanı.
Secretary of commerce : Abd'de ulusal ve uluslararası alış veriş ve ticaretten sorumlu kabine üyesi. Ticaret bakanı.
Secretary of state for : Bakanı.
Secretary of state : Dışişleri bakanı (abd). Dışişleri bakanı (amerikan ingilizcesi). Bakan. Devlet bakanı. Vekil. Abd dışişleri bakanı. Abd'de dışişleri bakanı.
İngilizce Secretary Türkçe anlamı, Secretary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Secretary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attorney general : Adalet bakanı (amerikan ingilizcesi). Başsavcı (ingiliz ingilizcesi). Abd adalet bakanı. Başsavcı. Savcı. Müddeiumumi.
Bumbailiff : (ingiliz ingilizcesi) mübaşir.
Top dog : Patron. En üst mevkideki kimse. Galip. Kodaman. Şef. Kazanan.
Glimpsers : Görünüp kaybolan kimse. Göz atan kimse. Göz atan. Bir an için gözüne ilişen kimse.
Recruiter : Personel alma memuru. Firmaya eleman alan kimse. Askerlerin giriş kayıt işlemlerini yapan görevli memur. Askerlerin giriş kayıt işlemlerini yapan görevli asker. İşe alan. Orduya asker alan kimse.
Executive secretary : Yönetimsel görev ve sorumlulukları olan ve firmadaki baş yöneticiye veya icra kurulu başkanına raporlar sunan sekreter veya yardımcı. Organizasyonun iş faaliyetlerini takip eden ofis görevlisi. Yönetici sekreter. Yönetici sekreteri. Genel müdürlük sekreteri.
Chancellors : Yüksek makamlı resmi görevli. Almanya'da şansölye. Yüksek rütbeli devlet memuru. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Başbakan. Alabama eyaletinde şehir. Rektör. Hukuk müşaviri. Şansölye. Baş hakim.
Stenographer : Stenograf. İmyazar. Steno daktilo.
Treasury secretary : Bd'de ulusal kaynaklardan ve finansal mevduattan sorumlu devlet bakanı (hazine bakanı). Ahazine bakanı. Maliye bakanı. Hazine bakanı.
Clerking : Tezgahtarlık yapmak. Memur olarak çalışmak. Katiplik yapmak. Tezgahtar. Yazmanlık yapmak. Katiplik etmek. Yazmak.
Secretary synonyms : secretary of energy, secretary of transportation, secretary of housing and urban development, labor secretary, secretary of agriculture, transportation secretary, secretary of labor, agriculture secretary, secretary of veterans affairs, secretarial assistant, secretary of health and human services, us attorney general, commerce secretary, energy secretary, education secretary, united states attorney general, secretary of the treasury, social secretary, defense secretary, interior secretary, secretary of education, desks, secretary of commerce, printers, orderlies, secretary of state, minister, supporter, glimpser, onlooking, helper, writing table, recorder.
Secretary ingilizce tanımı, definition of Secretary
Secretary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who keeps, or is intrusted with, secrets.

Bu kısımda Secretary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Secretary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Secretary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Secretary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.