Reckless türkçesi Reckless nedir

Reckless ile ilgili cümleler

English: The policeman gave Tom a ticket for reckless driving.
Turkish: Polis Tom'a dikkatsiz sürüşü için trafik cezası kesti.

English: His reckless driving brought about his death.
Turkish: Dikkatsiz araba kullanması onu ölüme götürdü.

English: Ali is a reckless driver.
Turkish: Ali dikkatsiz bir sürücü.

English: The reckless men froze to death during their expedition to the Antarctic.
Turkish: Gözükara insanlar Antartika seferleri sırasında donarak öldü.

English: The reckless girl climbed the tree regardless of danger.
Turkish: Umarsız kız tehlikeyi düşünmeden ağaca tırmandı.

Reckless ingilizcede ne demek, Reckless nerede nasıl kullanılır?

Reckless driving : Dikkatsiz taşıt sürme. Dikkatsiz taşıt kullanma. Dikkatsiz araç kullanma. Tehlikeli araba kullanmak. Dikkatsiz araç sürme.

Reckless person : Dikkatsiz kişi.

Recklessly : Uluorta. Dikkatsizce. Lakaytca. Çekinmeden. Boş yere. Lakayıtça. Sakınmadan. Umursamazca. Düşünmeden.

Recklessness : Kayıtsızlık. Atılganlık. Tedbirsizlik. Maceraperestlik. Düşüncesizlik. Pervasızlık. İhmal. Dikkatsizlik. Umursamazlık.

 

Freckles : Ciltte görülen küçük kahverengimsi sarı noktalar. Çiller.

Freckling : Çillenmek. Çil çil yapmak. Çillenme (kaynak).

Von recklinghausen disaese : Von recklinghausen hastalığı. Nörofibromatozis.

Freckle : Çil. Leke. Benek. Çillenmek. Kusur. Anüs.

Recklinghausen : Batı almanya'da bir şehir.

Reck : Düşünmek. Dikkat etmek. Önemsemek. Dikkatli olmak.

İngilizce Reckless Türkçe anlamı, Reckless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reckless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incautious : Hazırlıksız. Sakıntısız. Gafil.

Intrepid : Yiğit. Gözü pek. Cesur. Yılmaz. Gözüpek.

Insensible : İnsafsızca. Bilinçsiz. Belli belirsiz. Duyarsız. Bilgisiz. Hissiz. Habersiz. Baygın. Hissedilemeyecek kadar ufak.

Brute : Işıldak. Hayvan gibi. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Hayvani. Kaba kimse. Yabani. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Canavar. Ayı. Vahşi adam.

Daft : Aptal. Budala. Saçma. Kaçık. Kafadan kontak. Deli. Salak. Arsız. Saloz.

Inadvertent : Kasıtsız. Yanlışlıkla ya da kazara yapılan. Kazara olan. Yanlışlıkla yapılan. Dikkatsizlikten kaynaklanan. Elde olmayan.

Audacious : Kaba. Arsız. Yüzsüz. Küstah. Yürekli. Saygısız. Cesaretli. Gözüpek.

Informal : Gayri resmi. Resmi olmayan. Formaliteye uygun olmayan. Teklifsiz. Kanunen geçersiz. Gayriresmi. Enformel. Gündelik. Konuşma diline özgü.

Unheeding : Umursamayan. İhmal eden. Önemsemeyen.

 

Gutsiest : Cesur. Gözü pek. Gözüpek.

Reckless synonyms : flightiest, derelicts, brashest, sauciest, dauntless, unmoved, heady, derelict, slapdash, heedless, daring, buckish, unjudicious, cavaliers, gauche, unflinching, dapper, listless, uninterested, cool as a cucumber, breeziest, fervid, dafter, aggressive, as bold as brass, brash, adiaphorous, headiest, headier, apathetical, unenthusiastic, unfettered, incurious.

Reckless zıt anlamlı kelimeler, Reckless kelime anlamı

Timid : Heyecanlı. Korkak. Ürkek. Çekingen. Yüreksiz. Mahçup. Utangaç. Çıtkırıldım. Sakınan. Cesaretsiz.

Careful : Özenli. Tutumlu (aşırı). İdareli. Düşünen. Cimri. Tedbirli. İtinalı. Dikkatli. Ölçülü. Onat.

Reckless ingilizce tanımı, definition of Reckless

Reckless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inattentive to duty. Careless. Neglectful. Indifferent.