Recognisers türkçesi Recognisers nedir

  • Tanıyıcılar.

Recognisers ingilizcede ne demek, Recognisers nerede nasıl kullanılır?

Recognise : Tanımak. Kabul etmek. Söz hakkı vermek. Fark etmek. Ayırt etmek. İtiraf etmek. Farkına varmak. Haklı bulmak.

Recognised : Saygın. Tanınmış. Muteber. Geçerli. Beylik. Onaylanmış. Onaylı. Bilinen. Kararlaştırılmış.

Recognises : Tanımak. İtiraf etmek. Kabul etmek. Söz hakkı vermek. Farkına varmak. Fark etmek. Haklı bulmak. Ayırt etmek.

Unrecognise : Tanımamak. (britanya ingilizcesi) tanımamak. Onaylamaya son vermek. Tanımlamamak. Kabul etmemek. İkrar etmemek (unrecognize olarak da yazılır). Kabul etmeye son vermek.

Unrecognised : Kabul görmeyen. Kabul edilmemiş. Bilinmeyen. Belirlenmemiş (unrecognized olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) tanınmamış. Onaylanmamış. Saptanmamış. Tanınmamış. Desteklenmemiş. Tanınmayan.

Recognisably : Tanınır bir biçimde.

Unrecognisable : Tanınmaz. Tanınamaz.

Recognisance : Taahhütname. Kefalet. Tanıma. Teminat. Yazılı taahhüt.

Recognition item : Sınava giren kimseden, iki ya da daha çok sayıda yanıttan doğru olanını tanıyıp seçmesi istenilen test sorusu, bk. anımsatma maddesi. Hatırlanan madde. Tanıma maddesi.

Recognisable : Tanınabilen. Farkedilebilir. Tanınabilir. Farkedilebilen. Tanınmış.

 

İngilizce Recognisers Türkçe anlamı, Recognisers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recognisers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Present : Mevcut. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Göstermek. Bugünkü. Şimdiki. Takdim etmek. Temsil etmek. Armağan. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.

Come up to : Eşit çıkmak. Gelmek. Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Eşit olmak. Yanına sokulmak. Denk olmak. Denk gelmek. Belirli bir hizaya kadar gelmek. Eşitlenmek. Ulaşmak.

Accost : Yanaşmak. Yanına gidip konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Gidip birine bir şey söylemek. Sarkıntılık etmek. Yaklaşıp seslenmek. Asılmak. Yaklaşıp konuşmak. Yaklaşıp bir şey söylemek.

Address : Konuşma yapmak. Söz yöneltmek. Söylev vermek. Adres yazmak. Kendini bir işe adamak. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. (sorunların) üzerine gitmek. Göndermek. Söylev. Adres.

Wish : Temenni. Dilek. Temenni etmek. Arzu etmek. Arzu. İstemek. Dilemek. İstem. Umut etmek.

Licence : Lisanslama yapmak. Lisans. Lisans vermek. Ruhsat. Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni. Özgürlüğün kötüye kullanılması. İzin belgesi vermek. Özel izin. İktisat, eskrim, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sağlanan bulgu belgesini işletme konusunda, belge iyesinin başkalarına tanıdığı hak.

 

Hail : Dolu. Limanından gelmek. Selamlamak. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, çeşitli irilikte, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Seslenmek. Göklere çıkarmak. Yağmak. Dolu yağmak. Çağırmak. Yerlisi olmak.

Greet : Selamlaşmak. Karşılaşmak. Selam vermek. Selam çakmak. Selamlamak. Kutlamak. Çarpmak. Karşılamak.

Welcome : Hoş karşılama. Hoş geldin. Hoşgeldin. Karşılamak. İçtenlikle karşılamak. İstenilen. Bağrına basmak. Sevindirici. Sıcak karşılama. Hoş karşılamak.

Bid : Elde etmeye çalışmak. Briç deklarasyon yapmak. Para sürme. Pey sürmek. Teklif etmek. Davet. Teklif. Fiyat vermek. Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel. Teklif vermek.

Recognisers synonyms : recognize, accredit, shake hands, certify, receive, curtsy, license, bob, salute, say farewell, herald.

Recognisers zıt anlamlı kelimeler, Recognisers kelime anlamı

Welcome : İstenilen. Hoş geldiniz. Bağrına basmak. Sıcak karşılama. Karşılamak. Hoş karşılamak. Hoşgeldiniz. Kabul etmek. Hoş karşılama. İçtenlikle karşılamak.

Say farewell : Veda etmek.

Decertify : Bir belgeyi iptal etmek. (bir belgenin vb) geçerliliğini bozmak. İptal etmek. Resmi bir belgeyi iptal etmek. Bir ruhsatı iptal etmek. Bir belgeyi reddetmek. Bir lisansı iptal etmek.