Reembark türkçesi Reembark nedir

  • Geminin bordasına geri çıkmak.

Reembark ingilizcede ne demek, Reembark nerede nasıl kullanılır?

Reembarking : Geminin bordasına geri çıkmak.

Reembarks : Geminin bordasına geri çıkmak.

Reemerge : Yeniden ortaya çıkmak.

Reemerged : Yeniden ortaya çıkmak.

Reemergence : Tekrar meydana gelme. Tekrar oluşma. Tekrar meydana çıkma.

Reemploy : Yeniden istihdam etmek. Tekrar işe almak.

Reemphasizes : Yeniden vurgulamak.

Reemphasize : Yeniden vurgulamak.

Reemerges : Yeniden ortaya çıkmak.

Reemphasized : Yeniden vurgulamak.

İngilizce Reembark Türkçe anlamı, Reembark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reembark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Notice : Genelge. Bilgi. İhtar. Bildirme. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Dikkat. Bildirim. -e dikkat etmek. Uyarı. İstenilen bir şeyi çevreye yaymak, her tarafa iletmek amacıyla yapılan duyuru.

Comment : Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması. Düşüncesini açıklamak. Yorumlamak. Açıklama. Açımlamak. Yorum yapmak. Hakkında yorumda bulunmak. Yorum. Söz söylemek.

Note : İşaretlemek. Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Not. Yazıntı. Nota. Not etmek. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaklaşımı, görüşme ortamı ve duruma eşlik eden koşulları belirtmek üzere görüşmecinin tuttuğu kısa yazım. Saygınlık. Dikkat. Protesto etmek (senet).

 

Reference : Kaynakçayı işaretlemek (kitap). Başvuru. Yararlık belgesi. Ağzına alma. Yararlanılan kaynak. Yazıların başlarına ve sol kenarlarına konulan sayı, ya da sözcükler. bir kişi hakkında o kimsenin bilgi ve yeteneklerini ve diğer özelliklerini kapsayan belge. Kaynak kullanma (bir yazıyı hazırlarken). Ait olma. Söz etme. Üstüne alma, önerme, bilgi verme. bir nesnenin oluşunu başka bir nesnenin sonucu olarak sayma, ya da bir nesneyi bir başkasından çıkmış olarak gösterme.

Say : Okumak (dua). Farzetmek. Varsaymak. Söz. Okumak. Demek. Söylemek. Son söz. Etmek (dua). Tekrarlamak.

Quip : Şakayla karışık iğneli söz. İğnelemek. Şaka yapmak. Şakayla karışık iğneli söz söylemek. İğneli söz. Hazırcevap. Taş atmak. Zekice söz. Espri yapmak. Latife.

Observe : Farketmek. Bayram kutlamak. Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Uymak. Gözlemlemek. Görüş belirtmek. Dikkat etmek. Gözlemek. Uymak (kanun vb'ne). Söylemek.

Slam : Yenmek. Yerden yere vurmak. Çarparak kapatmak. Veryansın etmek. Fırça atmak. Çarparak kapatmak (kapıyı veya kapağı). Çarpmak. Büyük fark atmak. Fark atmak. Acımasızca eleştirmek.

Reflexion : Etki. Yankı. Ayıplama. Fikir. Yansıma. Kusur bulma. Derin düşünce. Yansıyan görüntü. Refleks. Akis.

Observation : Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. Müşahede. Eğitim, uzay, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gözleme. Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. Görüş. Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi. Düşünce. Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. Seyretme.

 

Reembark synonyms : conversation stopper, passing comment, platitude, zinger, ad lib, obiter dictum, dig, gibe, gambit, wisecrack, sally, crack, commonplace, courtesy, banality, cliche, shot, stopper, statement, ploy, jibe, rib, bromide, point out, barb, tell, shaft, reflection, mention, input, state.

Reembark zıt anlamlı kelimeler, Reembark kelime anlamı

Disembark : Gemiden karaya çıkmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Sayısı azalmak. Karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Gitmek. Karaya çıkarmak. Fiyatı veya değeri düşmek. (gemiden) karaya çıkmak. Varmak.

Get off : Yollamak. Çıkarmak. Çıkmak. İnmek (otobüs veya tren veya uçaktan). Paçayı kurtarmak. -den inmek. Yırtmak. Ayrılmak. Arabadan inmek. İnmek.

End : İzmarit. Sonuca ulaşmak. Ölüm. Kafa. Son çekit. Akıbet. Bitim. Kalkmak. Uç. Bitiş çekidi.