Religious order türkçesi Religious order nedir

Religious order ile ilgili cümleler

English: Ali belonged to a religious order.
Turkish: Ali bir tarikata üyeydi.

Religious order ingilizcede ne demek, Religious order nerede nasıl kullanılır?

Religious : Dinsel. İnançlı. Mutaassıp. Diyanet. Dini. Din. Din ile ilgili. Sadakatli. Sofu. Dindar.

Order : Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Sipariş etmek. İntizam. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Sıralamak. Tür. Düzenlik. Borsada taşınır değer alıp satmak amacıyla aracılara yazılı ya da sözlü biçimde yapılan bildirim. Usul. Sınıf.

Religious amulet against evil eye : Dinsel gözdeğmelik. Üzerine birtakım dinsel sözler yazılı kağıt, bez, mumlu bez ya da madensel bir öğeden oluşan gözdeğmelik türü. bk. gözdeğmelik. krş. yazılı muska.

Religious centre : Dinsel özek. Herhangi bir dinin kurucusunun yaşadığı, o dinin yayılmasında öncülük yapmış ya da herhangi dinsel bir olayın geçmiş olduğu ve bu nedenle kutsallık niteliği kazanarak her yıl on binlerce kişinin hac için toplandığı yer.

Religious community : Dinsel toplum. Ümmet. Dinsel topluluk. Aynı dinden olanlardan oluşan topluluk.

 

Religious ethnology : İlkellerin inançlarını, yüce varlıklarını, doğaüstü güçlerini, efsanelere dayalı dünya görüşlerini, büyülerini, dinsel kişilerini, kutsal törenlerini, tapmaklarını vb. inceleyen ve genel budunbilim içinde yer alan araştırma alanı. Din hudunbilimi.

İngilizce Religious order Türkçe anlamı, Religious order eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Religious order ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cult : İbadet. Kült. Rağbet. Putperestlik. Heves. Tapınma. Birey ya da topluluklarca, tanrılara, yüce varlıklara, atalara, ölülere, efsane kahramanlarına; kutsal olarak nitelenen hayvan ve bitkilere; güneş, ay, yıldız, su, ateş, taş vb. doğal öğelere karşı inanç ve bağlılık göstermek üzere yapılan davranışların topu. Merak.

Order : Usul. Tabaka. Sipariş etmek. Rütbe. Yol. Türküm. Söylemek. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Havale.

Sect : Cemaat. Hizip. Toplumsal çevredekinden oldukça değişik ya da ona karşıt bir dinsel öğretiye beslediği katı inanç dolayısıyla bütünleşmiş olan kapalı bir dinsel biz kümesi, bk. biz kümesi. Sekt. Fırka. Mezhep.

Religion : Öğrencilere islam dininin temellerini öğretmek, bu dine özgü ahlak ilkelerini kavratmak, onları yanlış ve boş inançlardan uzaklaştırmak amacıyla isteğe bağlı olarak okutulan ders. Kutsal görev. Mezhep. Görünen, görünmeyen doğaüstü güç, nesne ya da varlığa inanma nedeniyle doğmuş olan ve bireylerin gerek birbirleriyle, gerek çevreleriyle ilişkilerini birtakım kutsal uygulama ve davranışlarla düzenleyen, sağlayan evrensel olgu. bk. ilkel din, halk dini, arınma, kurban, sakınma, krş. büyü, tören, kutyasak, muska. İman. İnanç. Onur meselesi. Diyanet. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Cults : İnanç. Mezhep. Tutku. İnançlar. Heves. Tapınma.

Denominations : Birim. Mezhep. Ölçü. Tanınma adları. Sınıf. Adlandırma. İsim. Unvan. Zümre.

Religions : İnanç. Onur meselesi. Dinler. Din. Kutsal görev. Diyanet. İman. Mezhep. Dindarlık.

Denomination : Zümre. Adlandırma. Sınıf. İsim. Cins. Değer birimi. Ölçü. Mezhep. Çeşit.

Sects : Cemaat. Mezhep. Hizip.