Religious türkçesi Religious nedir

  • Dinsel.
  • Tarikata ait.
  • Din.
  • Dindar.
  • Mütedeyyin.
  • Derin.
  • Çok dikkatli.
  • Diyanet.
  • Din ile ilgili.
  • Dini.
  • Mutaassıp.
  • İnançlı.
  • Sadakatli.
  • Sofu.

Religious ile ilgili cümleler

English: Are you a religious person?
Turkish: Siz dindar bir kişi misiniz?

English: Ali belonged to a religious order.
Turkish: Ali bir tarikata üyeydi.

English: Ali and Mary weren't religious at all.
Turkish: Ali ve Mary hiç dini bütün değildi.

English: Atheism isn't a religious belief.
Turkish: Ateizm dinî bir inanç değildir.

English: Ali isn't a religious person.
Turkish: Ali dindar bir insan değil.

Religious ingilizcede ne demek, Religious nerede nasıl kullanılır?

Religious amulet against evil eye : Dinsel gözdeğmelik. Üzerine birtakım dinsel sözler yazılı kağıt, bez, mumlu bez ya da madensel bir öğeden oluşan gözdeğmelik türü. bk. gözdeğmelik. krş. yazılı muska.

Religious centre : Dinsel özek. Herhangi bir dinin kurucusunun yaşadığı, o dinin yayılmasında öncülük yapmış ya da herhangi dinsel bir olayın geçmiş olduğu ve bu nedenle kutsallık niteliği kazanarak her yıl on binlerce kişinin hac için toplandığı yer.

Religious community : Ümmet. Dinsel topluluk. Dinsel toplum. Aynı dinden olanlardan oluşan topluluk.

Religious ethnology : İlkellerin inançlarını, yüce varlıklarını, doğaüstü güçlerini, efsanelere dayalı dünya görüşlerini, büyülerini, dinsel kişilerini, kutsal törenlerini, tapmaklarını vb. inceleyen ve genel budunbilim içinde yer alan araştırma alanı. Din hudunbilimi.

 

Religious film : Dinsel film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konusunu dinden alan, izleyicide dinsel duyguyu uyandırmayı, dinsel inançları yaymayı amaçlayan film.

Religious order : Tarikat.

Religious liberty : Mezhep özgürlüğü. Din hürriyeti. Dini hürriyet. Dini serbestlik.

Have religious sentiment : Dini inançları olma. Dini duyguları olmak.

Religious taxes : Şer'i vergiler. Osmanlı imparatorluğu vergi sisteminde, islam hukuku kurallarına göre alınan zekat, haraç ve cizye gibi vergiler. Şeri vergiler.

Change religious beliefs : Dini inançları değiştirmek.

İngilizce Religious Türkçe anlamı, Religious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Religious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fanatics : Bağnaz. Tutucu kimse. Softa. Fanatik kimse. Fanatik. Aşırı düşkün. Müfrit. Aşırı meraklı.

Trusting : Güvenen. Güven dolu. Güvenilir. Çabuk inanan. Güvenme.

Solemn : Temkinli. Törenle yapılan. Merasimli. Resmi. Ağırbaşlı. Yasal. Vakur. Ciddi. Kutsal.

Interfaith : Dinlerarası. İnançlar arası. Farklı inançların bireyleri arasında.

Faith : İnan. İtimat. Emniyet. İnanç. Güven. Bağlılık. Sadakat. Bir şeyin doğruluğunu tanıtlamasız kabul etme. Güçlü inanç. Hıyanet.

Profounder : İçten. Şiddetli. Bilgili. İçe işleyen. Bilge. Etkili. Çok derin. Derya. Adamakıllı.

Profoundest : Derya. Şiddetli. Bilge. Çok derin. Adamakıllı. Bilgili. İçe işleyen. Etkili. İçine işleyen.

 

Rabid : Kuduz. Kuduz hastası. Öfkeli. Bağnaz. Öfkeden kudurmuş. Fanatik. Kudurmuş. Aşırı bağnaz. Azgın.

Unfailing : Sonsuz. Her zaman güvenilebilen. Şaşmaz. Güvenilir. Tükenmez. Bitmez tükenmez. Hiç bıkmadığı (bir şey) (bir kimsenin). Yorulmaz. Yanılmaz.

Zealots : Yobaz. Gayretli kimse. Gayretkeş kimse. Bağnaz kimse. Mutaasıb. Fanatik. Partizan.

Religious synonyms : pious, religieuse, stuffiest, cagey, believer, ecclesiastic, stuffier, deep rooted, fathomless, deepest, assured, bigot, reliant, conscious, persuasions, loyal, devotional, bigots, faiths, religions, sanctimonious, pieties, godly, god fearing, believing, faithful, prayerful, faithfuls, thoro, devotee, subtler, abysmal, churchly.

Religious zıt anlamlı kelimeler, Religious kelime anlamı

Profane : Saygısızlık etmek. Dinsiz. Dinle ilgisi olmayan. Allah'a karşı son derece saygısız olan. Kutsal şeylere karşı saygısız. Kirletmek. Pisletmek. Putperest. Kafir. Profan.

Irreligious : Dinsiz. Din karşıtı.

Impious : Kafir. Allah'a karşı saygısız. Dinsiz. Allah'sız. Dine saygısız. Saygısız.

Religious ingilizce tanımı, definition of Religious

Religious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Religious subjects, books, teachers, houses, wars. Teaching, or setting forth, religion. A nun. A religious place. Concerned with religion. Of or pertaining to religion. A monk or friar. A religious sect. A person bound by monastic vows, or sequestered from secular concern, and devoted to a life of piety and religion. Set apart to religion. As, a religious society.