Religious taxes türkçesi Religious taxes nedir

  • Şer'i vergiler.
  • Şeri vergiler.
  • Osmanlı imparatorluğu vergi sisteminde, islam hukuku kurallarına göre alınan zekat, haraç ve cizye gibi vergiler.
  • İktisat alanında kullanılır.

Religious taxes ingilizcede ne demek, Religious taxes nerede nasıl kullanılır?

Religious : İnançlı. Dinsel. Mütedeyyin. Din ile ilgili. Diyanet. Dini. Din. Tarikata ait. Sadakatli. Çok dikkatli.

Taxes : Yormak. Derneklere, her yıl üyelerince ödenmesi gerekli katılma payı. Vergiler. Vergi koymak. Ödenti. Rüsum. Vergilendirmek. Mahkeme masrafını belirlemek. Yük olmak.

Religious amulet against evil eye : Üzerine birtakım dinsel sözler yazılı kağıt, bez, mumlu bez ya da madensel bir öğeden oluşan gözdeğmelik türü. bk. gözdeğmelik. krş. yazılı muska. Dinsel gözdeğmelik.

Religious centre : Herhangi bir dinin kurucusunun yaşadığı, o dinin yayılmasında öncülük yapmış ya da herhangi dinsel bir olayın geçmiş olduğu ve bu nedenle kutsallık niteliği kazanarak her yıl on binlerce kişinin hac için toplandığı yer. Dinsel özek.

Religious community : Dinsel toplum. Dinsel topluluk. Ümmet. Aynı dinden olanlardan oluşan topluluk.

Religious ethnology : Din hudunbilimi. İlkellerin inançlarını, yüce varlıklarını, doğaüstü güçlerini, efsanelere dayalı dünya görüşlerini, büyülerini, dinsel kişilerini, kutsal törenlerini, tapmaklarını vb. inceleyen ve genel budunbilim içinde yer alan araştırma alanı.

 

İngilizce Religious taxes Türkçe anlamı, Religious taxes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Religious taxes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Religious taxes synonyms : abolition of forced labour convention, a change in supply, abnormal budget receipts, a type mutual funds, ability to pay approach, taxes in islamic law, a change in individual demand.