Reminded türkçesi Reminded nedir

Reminded ile ilgili cümleler

English: Ali reminded Mary of John.
Turkish: Ali Mary'ye John'u hatırlattı.

English: Ali reminded Mary not to forgot to flush the toilet.
Turkish: Ali Mary'ye tuvalette sifonu çekmeyi unutmamasını hatırlattı.

English: Ali reminded Mary about the meeting.
Turkish: Ali Mary'ye toplantıyı hatırlattı.

English: Ali reminded Mary that she needed to buy some bread.
Turkish: Ali Mary'ye biraz ekmek alması gerektiğini hatırlattı.

English: Ali reminded his mother to wake him up at 6:30.
Turkish: Ali annesine saat 6.30'da onu uyandırmasını hatırlattı.

Reminded ingilizcede ne demek, Reminded nerede nasıl kullanılır?

Reminder : Hatırlatıcı şey. Andaç. Anımsatma. Hatırlatma. Hatıra. Hatırlatıcı mektup. Uyarı. Andıç. Yadigar.

Reminders : Hatırlatıcı mektup. Anımsatıcılar. Hatırlatıcı şey.

Gentle reminder : Nazik hatırlatma.

Oem reset reminder : Oem sıfırlama anımsatıcısı. Öaü sıfırlama anımsatıcısı.

Saving reminder : Kaydetme hatırlatıcısı.

Reminisce : Anılarını anlatmak. Anmak. Eski günlerden konuşmak. Hatıralardan söz etmek.

Reminiscences : Anılar. Hatırat. Hatıralar.

Reminiscence : Hatırat. Hatıralara dalma. Hatırlama. Andırma. Hatıra. Ç.anılar. Anımsama. Hatırlatan şey. Anı. Yadigar.

 

Reminding : Hatırlatan. İhtar. Hatırlatma.

Remindful : Hatırlatıcı.

İngilizce Reminded Türkçe anlamı, Reminded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reminded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approximated : -e yakın olmak. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Çok yaklaşmak. Tahmin etmek. Yaklaşık olmak. Yaklaşmak. Yaklaşık. Yaklaştırmak.

Prompt : Hızlı (cevap). Anında yapılan. Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak. Seri. Tam. Tez. Yönlendirmek. Harekete geçirmek. Tam olarak. Nakit.

Call to mind : Hatırlamak. Anımsatmak. Anımsamak. Akla getirmek.

Be redolent of : Akla getirmek.

Evoke : Ruh çağırmak. Yol açmak. Hissettirmek. Anımsatmak. Davet etmek. Çağrışım yapmak. Neden olmak.

Balance : Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Denklik. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Dengelemek. Kalıntı. Denk olmak. Denge. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Kıyaslamak.

Residue : Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Net tereke. Küspe. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Arta kalan. Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça. Artık. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan. Kalan kısım. Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler.

 

Be evocative of : Anımsatmak.

Partaken : Katılmak. Katılan. Yeralmak. Paylaşmak. Payı olmak.

Reminded synonyms : recollect somebody, bring to mind, residual, evoked, remnant, imitates, component, keep on someone, echoed, leftover, approximates, conjure up, assimilate, inform, compares, approached, partake, bear resemblance to, imitating, part, strike a cord, allude, appear, approaches, echo, evokes, compare, approximate, bring back, portion, think of, appeared, imitate.

Reminded zıt anlamlı kelimeler, Reminded kelime anlamı

Forget : Akıldan çıkmak. Unut. İhmal etmek. Hatırından çıkmak. Hatırından çıkarmak. Aklından çıkmak. Unutmak.

Ungracious : Kaba. Nazik olmayan. Hoş olmayan. İnceliksiz. Tatsız. Nezaketsiz. Sevimsiz. Terbiyesiz. Nahoş.

Noncivilized : Uygarlaşmamış. Medeni olmayan. Yabani. Nazik olmayan. Uygarlaşmamış olan. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised). Yobaz.

Reminded antonyms : unfastidious, unrefined, inelegant, unpolished.