Reminiscences türkçesi Reminiscences nedir

Reminiscences ingilizcede ne demek, Reminiscences nerede nasıl kullanılır?

Write reminiscences : Hatıralar yazmak. Geçmiş hatıra ve olaylar ile tecrübeleri yazmak.

Reminiscence : Anımsanan şeyler. Hatırat. Hatırlama. Anı. Andırma. Ç.anılar. Anımsama. Hatıra. Yadigar. Hatırlatan şey.

Reminiscent : Anan. Hatırlatan. Anımsatıcı. Andıran. -i hatırlatan. Geçmişi hatırlatan. Eskilerden söz eden. Hatırlayan. Geçmişten konuşmaya istekli. Benzeri.

Reminiscently : Hatırlatıcı bir şekilde.

Reminisce : Hatıralardan söz etmek. Anılarını anlatmak. Anmak. Eski günlerden konuşmak.

Reminisces : Anmak. Eski günlerden konuşmak. Anılarını anlatmak. Hatıralardan söz etmek.

Reminisced : Anmak. Anılarını anlatmak. Eski günlerden konuşmak. Hatıralardan söz etmek.

İngilizce Reminiscences Türkçe anlamı, Reminiscences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reminiscences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Memoirs : Yaşam öyküsü. Tutanaklar. Günlük.

Remembering : Aklında tutmak. Önceden öğrenilmiş bir şeyi zihinde yeniden canlandırma. Hatırlama. Düşünmek. İhmal etmemek. Anmak. Anımsamak. Yadetmek. Anımsama.

Recall : Hatırlatmak. Hatırlama. Geri çağırmak. Azletmek. Geri gelme işareti ya da emri. Geri istemek. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Görevden almak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Yeniden arama.

 

Remembrances : Yadigarlar. Selamlar.

Recollection : Hatırlama. Estelik. Hafıza. Hatırlanan şey. Bellek. Anımsama. Hatıra. Anı.

Mind : Karşı çıkmak. Us. Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü zihinsel yetilerin tümü. bellek. İstek. Olay, nesne ya da durumlar karşısında kavramsal ayrıştırma ve birleştirme işlevinde bulunan üst yeti. Kafalı adam. İlgilenmek. Önemsemek. Karşı koymak. Kafaya takmak.

Reproduction : Çoğalma, üreme, neslin devamı için yeni canlı meydana getirme. tekrar meydana gelme, hayvan ve bitkilerin üremesi. Üreme. Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. üreme, reprodüksiyon. Önceden seslendirme. Çoğaltma. Aynını yapma. Eserin kopyası. Erişkin vücuttan yavru elde edilmesi. bir durum veya nesnenin benzerinin oluşturulması, çoğalma, duplikasyon, replikasyon. Biyoloji, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Okuma.

Reminiscence : Hatırlatan şey. Ç.anılar. Anımsama. Andırma. Hatırlama. Yadigar. Anımsanan şeyler. Hatıra. Hatıralara dalma.

Regurgitation : Regurgitasyon. Yenilen yemlerin ve içilen suların mideye ulaşmadan ağız ve burundan geri akması. Regürjitasyon. Kusma. Regurjitasyon. Fışkırtma. Geri taşma. Kusarak çıkarma. Kusturma.

Reconstruction : Yeniden yapma. Kalkınma. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. İmar. Yeniden inşa etme. Yeniden yapılanma. Yeniden kurma. Yeniden kuruş. Herhangi bir kuruluşu yeniden kurma. Rökonstrüksiyon.

Reminiscences synonyms : reconstructive memory, reproductive memory, memory, recollections, memories.