Requirer türkçesi Requirer nedir

  • İstek sahibi.
  • Talep eden.

Requirer ingilizcede ne demek, Requirer nerede nasıl kullanılır?

Requirers : Talep eden. İstek sahibi.

Require to : Gerek görmek. Gerektirmek.

Require to be : Gerektirmek.

Require variable declaration : Değişken tanımlaması gerekli. Değişken tanımı iste.

If require : Gerektiği takdirde.

Required quantity : Gerekli miktar.

Required hyphen : İstenen kısa çizgi. İstenen tire. Zorunlu tire.

Required carrier return : İstenen satırbaşı.

Required parameter : Gereken değiştirge. Zorunlu değiştirge. Zorunlu değiştirgen. Zorunlu parametre.

Require : Dilemek. Şart koşmak. İcap ettirmek. Muhtaç olmak. Zorunlu tutmak. Eksik olmak. İhtiyacı olmak. Gerek duymak. Gereksinmek. Gereksemek.

İngilizce Requirer Türkçe anlamı, Requirer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Requirer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saddle : Kaltak (eyer). Yatak kovanı. Semer vurmak. Sele. Eyerlemek. Yastık. Yüklemek. Eyer vurmak. Eyer.

Forbid : Memnu kılmak. Yasak etmek. Yasaklamak. Haram etmek. Engel olmak. Olanak vermemek. Men etmek. Menetmek.

Charge : İtham etmek. Uyarmak. Ödetmek. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Vazifelendirmek. Suçlama. Sorumlu tutmak. Bir sürece gönderilen ham özdek. Saldırmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.

 

Need : Gerek. Gerek duymak. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü. Gerekmek. İhtiyacı olmak. -e ihtiyacı olmak. -meli. İstemek. -mesi gerekmek. Yoksulluk.

Enjoin : Engellemek. Mahkeme emriyle men etmek. Yasaklamak. Menetmek. Tembih etmek. İstemek. Takyit etmek. Empoze etmek. Buyurmak. Emretmek.

Cry for : -i çok gerektirmek. Ağlamak. Çok ihtiyacı olmak.

Demanding : Zahmetli. Emek isteyen. İddialı. Müşkülpesent. Zorlu. Çok şey isteyen. İlgi gerektiren. Çok şey isteyen ve bekleyen. Çetin. Titiz.

Postulate : Gerçek olduğunu varsaymak. Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek. Koyut. Önkoyut. Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav. Gerçek olarak kabul etmek.

Beseechers : Dileyen. Yalvaran kimse. İsteyen. İstirham eden. Rica eden.

Veto : Veto. Reddetmek. Yasak. Veto hakkı. Olmazlama. Veto etmek. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Red. Ret.

Requirer synonyms : call for, nix, say, demandant, compel, proscribe, exactor, necessitate, command, cry out for, burden, requestor, demander, demand, exact, tell, draw, order, ask, requestors, beseecher, disallow, govern, cost, involve, interdict, prohibit, take, claim, requisition, requirers, demanders, exactors.

Requirer zıt anlamlı kelimeler, Requirer kelime anlamı

 

Obviate : Yetmemek. Çözmek. İzale etmek. Bertaraf etmek. Çare bulmak. Önüne geçmek. Gereksiz kılmak. Halletmek. Karşılamamak. Üstesinden gelmek.

Allow : İtiraf etmek. Hesaba katmak. İmkan vermek. Sağlamak. Göz önüne almak. Müsaade etmek. Hoş görmek. Bırakmak. Vermek. Düşünmek.

Permit : İzin belgesi. Yolcu geçmeliği. Müsaade etmek. Elvermek. Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir şeyin yapılması için, kamu yetkesince verilen ve devredilemeyen izin. Bırakmak. Dış ülkelerden mal getirme ya da dış ülkelere mal çıkarma için tecimle uğraşan genel ve tüzel kişilere devletçe verilen belge. herhangi bir işlem nedeniyle verilen izin belgesi. İzin kağıdı. Ruhsatname. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Requirer ingilizce tanımı, definition of Requirer

Requirer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who requires.