Reserving türkçesi Reserving nedir

Reserving ile ilgili cümleler

English: We don't need a formal institution for preserving peace.
Turkish: Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.

Reserving ingilizcede ne demek, Reserving nerede nasıl kullanılır?

Angle preserving map : Açı koruyan dönüşüm.

Area preserving transformation : Alan koruyan dönüşüm.

Preserving : Koruma. Konserve yapmak. Muhafaza etmek. Korumak.

Reservist : Yedek (askeri terim). Yedek. İhtiyat.

Reservists : Yedek (askeri terim). Yedek. İhtiyat.

Reservation : Rezervasyon. Kuşku. Şart. Koşul. Kayıt. Şüphe. Kuzey amerika'lı yerlilere ayrılan arazi. Ayrılmış bölge. Yer ayırtım. Ön koşul.

Reservations are required : Rezervasyon gerekli.

Reserve assets : Karşılık varlıklar. Rezerv aktifler. Yedek varlıklar.

Reservations : Rezervasyon. Rezervasyonlar. Ayrılmış bölge. Adresleri ayır. Korumaya alınmış arazi. Ayırmalar. Çekinceler. Ön koşul. Şart. Doğal koruma alanı.

Reserve army of labour power : Yedek işgücü ordusu. Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle.

 

İngilizce Reserving Türkçe anlamı, Reserving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reserving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abide by : Katlanmak. Uymak. Bağlı kalmak. -e göre davranmak. Sadık kalmak. Razı olmak. -e uymak. Kararından dönmemek. Sözünde durmak.

Dillydallies : Ağır davranmak. (argo) oyalanmak. Vakit öldürmek. Zaman geçirmek. Ayak sürümek. Oyalanmak. Başka bir zamana bırakmak. Geciktirmek. Sallanmak.

Defers : Kabul etmek. Saygı göstermek. Uymak. Ertelemek (borç vb). Ötelemek. Ağırdan almak. Tecil etmek. Riayet etmek.

Appropriate : Münasip. Üstüne oturmak. El koymak. Özelleştirmek. Kendine maletmek. Uygun. Kendine mal etmek. Mülk edinmek. Tahsis etmek.

Bespeaks : Rica etmek. Hitap etmek. Ismarlamak. Konuşmak. İstemek. Bir şeye delalet etmek. Sipariş vermek. Göstergesi olmak.

Reserves : Yedek akçeler. İhtiyatlar. Yedek kuvvet. Karşılıklar. Yedek askerler.

Delays : Oyalamak. Gecikmeler. Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler. Süreler. Savsaklamak. Alıkoymak. Gecikmek. Geciktirmek.

Carry over : Gelmek. Tehir etmek. Taşınma. Devretmek. Nakletmek. Geri çekme. Uzatmak. Sonraki yıla nakletmek. Nakletmek (hesap).

Bespeaking : Sipariş vermek. Hitap etmek. İstemek. Ismarlamak. Rica etmek. Göstergesi olmak. Konuşmak. Bir şeye delalet etmek.

Delay : Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Yankı. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Geciktirmek. Rötar. Askıda bırakmak. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Eğlemek. Tehir.

 

Reserving synonyms : serpasil, raudixin, rau sed, sandril, antihypertensive drug, allocating, add up to, worthy, bespeak, postponing, bind, allots, reserve the right, continues, appropriated, allocates, adjourning, abstracts, allow, put off, antihypertensive, lay over, dillydallied, abstract, allocated, allocate to, continue, worth, allocate, defer, allowing, adjourned, approve of.

Reserving zıt anlamlı kelimeler, Reserving kelime anlamı

Unworthy : Aşağılık. Yakışmaz. Hak etmeyen. Değimsiz. Layık olmayan. Değmez. Alçakça. Uygunsuz. Değersiz.

Reserving antonyms : unperceptive.