Revenant türkçesi Revenant nedir

Revenant ingilizcede ne demek, Revenant nerede nasıl kullanılır?

Revenants : Hayalet. Hortlak.

Revenge : İntikam. Öç almak. Öcünü almak. Öç. İntikamını almak. -in öcünü almak. Hesaplaşma. Hıncını almak. İntikam almak.

Revenge on : Öç almak. İntikam almak. İntikamını almak. Öcünü almak. Yanına bırakmamak.

Revenge oneself for something : Hıncını çıkarmak.

Revenge oneself on : İntikamını almak. İntikam almak. Öç almak. Öcünü almak.

Revenging : Öç almak. İntikamını almak. Hesaplaşma. Öç. İntikam. -in öcünü almak. İntikam almak. Öcünü almak. Hıncını almak.

Revengeful : Kin tutan. Öç almak isteyen. Kindar. İntikamcı. Kinci.

Revengefulness : Kincilik. Hınç. Kindarlık. Öç alma isteği.

Revenger : Öç alan kimse. İntikamcı.

Revengefully : Kinci bir şekilde.

İngilizce Revenant Türkçe anlamı, Revenant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Revenant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eidolon : Ruh. Hayal. Görüntü.

Ghosted : Başkasının adına yazmak. Heyula. Gölge. Cin. Ruh. Tayf. İz. Peşinde koşmak.

Apparitions : Görünme. Olay. Cilve. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Tayf. Çıkıverme. Görüntü.

Ghost : Peşinde koşmak. Cin. Tayf. Eser. Başkasının adına yazmak. Ruh. Heyula. İz.

 

Recurring : Tekerrür eden. Yineleme. Yinelenen. Tekrarlayan. Devirli. Tekrar eden.

Fantom : Hayali karakter. Rektal muayene tekniğini öğretmek amacıyla kullanılan maket. Fantom. Gölge.

Bogles : Şeytan. Cin. Tanımlanamayan hava aracı (askeri argo).

Boggard : Tanımlanamayan gök cismi. Kötü ruh. Ufo. Tanımlanamayan hava aracı. Ruh.

Eidola : Ruh. Görüntü. Bir sanat eserinin vücud bulmadan önce yaratıcı insan zekasında kazandığı ilk form.

Fantoms : Fantom. Hayali karakter. Gölge.

Revenant synonyms : bogle, fantasm, ghost image, ghosts, fantasms, vampire, spectres, spooking, spook, specters, eidolons, apparition, spooks, continual, ghoul, specter, spectre, ghouls, revenants.

Revenant zıt anlamlı kelimeler, Revenant kelime anlamı

Sporadic : Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Sporadik. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Ara sıra görülen. Seyrek. Dağınık.