Ribbons türkçesi Ribbons nedir
- Dizginler.
Ribbons ile ilgili cümleler
English: The girl wore yellow ribbons in her hair.
Turkish: Kız saçına sarı kurdeleler takmıştı.
Ribbons ingilizcede ne demek, Ribbons nerede nasıl kullanılır?
Be torn to ribbons : Lime lime olmak. Paralanmak. Paralanmış olmak. Parçalara ayrılmış olmak.
Decorate with ribbons : Kurdelelerle süslemek.
Tear to ribbons : Lime lime etmek.
Torn to ribbons : Lime lime olmuş.
Ribbon building : Bina şeridi. Yol boyunca binalar dizisi. Sıra evler.
Tungsten ribbon lamp : Özellikle yüksek sıcaklık ölçmelerinde ölçün lamba olarak kullanılan ve ışıklı elementi bir tungsten şeriti olan lamba. Tungsten şeritli lamba.
Blue ribbon jury : Üstün nitelikli jüri. Özel jüri.
Lip ribbon microphone : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genellikle çok kalabalık ve gürültülü yerlerde (örneğin spor karşılaşmalarında), konuşucunun sesinin öbür sesleri bastırması gerektiğinde kullanılan, konuşan kimsenin dudaklarına en yakın ve dudaklara dönük olarak yerleştirilen sestoplar çeşidi. Dudak sestopları.
Fabric ribbon : Dokuma şerit.
Ribbon saw : Kıl testere. Şerit testere. Dar şerit testere.
İngilizce Ribbons Türkçe anlamı, Ribbons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ribbons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blade : Ağız. (kesici şeyde) ağız. Laubali tip. Yalım. Kılıç. Namlu (yalman). Kılıç kullanmakta usta kimse. Bıçak ağzı. Çakı ağzı.
Object : İtiraz etmek. Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. Obje. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır. Mevzu. Konu. Cisim. Gaye. Madde.
Framework : Taslak. Karkas. Çerçeve. Kadro. Sistem. Kafes. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. İskelet. Esas yapı. İskelet (binaya ait).
Reins : Bel.
Thread : Arasından geçmek. Filmi projeksiyon makinesine takmak. İpe dizmek. İplik geçirmek (iğneye). Film şeridini takmak. -e iplik geçirmek. Geçirmek. Yiv. İş parçacığı. Vida dişi.
Ribbons synonyms : physical object.
Ribbons zıt anlamlı kelimeler, Ribbons kelime anlamı
Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı. Aşağı derecede olan şey. Alt. İnferiyor. Ast rütbede. Kalitesiz. Ast.
Concave : Iraksak. Çukur. Konkav. İçbükey. İçbükey yüzey. Konkav. Obruk. İçe bombeli. Oyuk.

Bu kısımda Ribbons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ribbons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ribbons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ribbons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.